Yılın beklenen korku ve gerilim filmi ‘’It’’ geçtiğimiz hafta vizyona girdi. Yönetmenliğini Andy Muschietti’nin yaptığı filmin oyuncu kadrosunda Bill Skarsgard, Jaeden Lieberher, Sophia Lillis, Jeremy Ray Taylor, Finn Wolfhard gibi oyuncuları yer alıyor. Senaryo ekibinde Cary Fukunaga,  Chase Palmer, Gary Dauberman gibi isimlerin olduğu Stephen King’in romanından yıllar sonra tekrar beyaz perdeye uyarlanan film, ABD’nin Maine adındaki küçük cennet kasabasında yaşayan 7 çocuğun hikâyesini anlatıyor. Bu yedi arkadaş okullarında dışlanan bir gruptur. Ancak en büyük sorunları bu değildir. Arkadaşlar bir yandan hayatın getirdiği sorunlarla, bir yandan da ergenlikle uğraşırken, başlarına bir de bir palyaço kılığında dehşet saçan Pennywise bela oluyor. Kurbanlarının korkularına göre şekle girebilen Pennywise, ürkütücü bir palyaço kılığında bu 7 çocuğa dehşet saçmaya başlar. Çocuklar için artık okuldaki problemleri, verecekleri hayatta kalma mücadelesine göre bir hayli önemsiz kalacaktır.

İt filmi

Film korku ve gerilim kategorisinde aslında beklenenin aksine oldukça zayıf kalıyor. Hikâyesi 1986’lara dayanan romanın 2017 versiyondaki sinema uyarlaması için birçok plan ve kullanılan efekt oldukça zayıf kalmış diyebiliriz. Palyaço temalı gerilim filmleri artık avamlaşmış sayılsa da Stephen King’in bu sevilen romanı için risk alınmış ve senaryo epik bir yaklaşımla ele alınmış.

Aslında filmin yapım sürecinin başlangıcında yönetmenliğini Cara Fukunaga’nın üstleneceği düşünülüyormuş, fakat bütçe konusundaki anlaşmazlıklardan ötürü Cary Fukunaga 2015 Mayıs’ında projeden ayrılmış. Sonrasında 2016 Haziran ayında projenin başına geçen yönetmen Andrés Muschietti’nın aslında film için bütçe bazında uygun bir yönetmen olduğu düşünülebilir. Bunun dışında senaryoyu bu kadar ölü bir hale nasıl getirdiğini kendisine sormak gerekiyor. Filmografisinde henüz dikkat çeken bir filmi olmayan genç yönetmen yerine daha güçlü bir isim kullanılabilinirdi. Çünkü bir filmin tüm atmosferini emanet ettiğimiz vizyon, sağlam bir hikâyeyi göklere de çıkarabilir, dibe de vurabilir. Kötü bir senaryodan asla başarı beklenemez; Ancak iyi bir senaryonun mahvedildiğine birçok projede tanık olmuşuzdur.

it filmi

Umut Veren Çocuk Oyuncular!

‘’It’’ için övgüyle bahsedilmesi gereken şeylerden biri çocuk oyuncuların başarılı performansları diyebiliriz. Nesil artık çok değişti, yetenek avcıları çocuk yaşta keşfettikleri oyuncuları böylesin önemli prodüksiyonların içine dâhil ederek onların önlerini açıyorlar. Filmdeki her bir çocuk oyuncu hakikaten alkışı hak eden performanslar sergiliyorlar. Filmin övgüyle bahsedilecek diğer bir olumlu eleştirisi ise sanat yönetmeninin inanılmaz keyifli mekânlar ve kostümlerle karşımıza çıkıyor olması. Zaten filmin çekimlerinin geçtiği kasabanın doğal güzelliklerle dolu atmosferine ruhuna uygun tondaki kostümler ve dekorlar eklendiğinde görsel anlamda tatmin olmak kaçınılmaz.

it filmi

Stephen King bana göre dünyanın en önemli yazarlarından biri. Zaten bu filmi konuşuyor olmamızdaki en önemli etkenlerden biriside hikâyenin ona ait olması diyebiliriz. İleri görüşlü insanlara her zaman hayran kalmışımdır. Stephen King içinde yazarlar camiasının en ileri görüşlü isimlerinden biri diyebiliriz. 2006 yılında okuduğum ‘’Cep’’ isimli romanında Boston’da geçen bir hikâyeyi kaleme almıştı. Romanda cep telefonlarının insanları zombileştirdiğini onları adeta birer köle yaptığını anlatan King, henüz o yıllardan şimdilere uzanan belirsiz gerçeklere ışık tutmuştu. Böyle yazarların kıymeti bilinmeli ve takip etmekten çekinmemeli. Çünkü 70 yaşındaki Stephen King bana göre yaşayan son efsanelerden birisi. Birçok yapımcının ceplerini doldurmasına vesile olmuş, alanında en güçlü isimlerinden birisi.

Yazar Hakkında

Volkan Karataş

Volkan Karataş, 1991 doğumlu. Grafisch Lyceum Rotterdam’da lise eğitimini alıp, Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği bölümünden mezun. Aynı zamanda Uluslararası Film Festivallerinde birçok ödül kazanmış olan kısa filmlerinin senarist ve yönetmenliğini yapmaktadır.