Yaz Tatilinde Oyun Oynamaya Ne Dersiniz?

Sevgili Anne-babalar ve çocuklar uzun süre evde zaman geçirdiğimiz pandemi dönemi sonrasında Haziran ayının gelmesiyle sosyal mesafe kurallarına uyarak ” Yeni Normal” olarak adlandırılan günleri yaşıyoruz. Evde ailemizle geçirdiğimiz zamanların değerini daha iyi anladığımız günlerde oyunun iyileştirici etkisinden yararlanmaya ne dersiniz?

Sevgili Anne-babalar ve çocuklar uzun süre evde zaman geçirdiğimiz pandemi dönemi sonrasında Haziran ayının gelmesiyle sosyal mesafe kurallarına uyarak ” Yeni Normal” olarak adlandırılan günleri yaşıyoruz. Evde ailemizle geçirdiğimiz zamanların değerini daha iyi anladığımız günlerde oyunun iyileştirici etkisinden yararlanmaya ne dersiniz? Sizler için derlediğimiz 30 oyun ile yaz aylarını daha keyifli ve eğitici bir şekilde geçirebilirsiniz. Bahçenizde, balkonunuzda, evinizin uygun bir alanında etrafınızda bulunan diğer çocuklar ve komşularınızla oynayabileceğiniz oyunlara göz atmanızı tavsiye ederiz.

Oyun oynamayı kim sevmez ki? Evde sıkıldığınız zamanlarda en çok ne yapıyorsunuz? Bu yaşadığımız süreçte neler yaptınız, nelere başvurdunuz? Sizi daha iyi hissettiren hobileri keşfe çıkmışsınızdır umarım… Sohbet etmek, televizyon izlemek, bilgisayar oyunları oynamak, düşünmek, hayal kurmak, ders çalışmak, hikayeler dinlemek, fotoğraf albümlerini karıştırmak, dans etmek, spor yapmak, müzik dinlemek, kitap sayfalarında gezinmek… En çok hangi aktivite size daha iyi hissettirdi, ilginizi çekti? Herkesin ilgi alanı birbirinden farklı olsada ortak noktada buluşacabileğiniz bir oyun muhakkak vardır. Her yerde oyun oynanır. Yeter ki yanınızda size eşlik edecek oyun arkadaşlarınız olsun. Sadece bu dönem değil, aile için iletişimi güçlendirecek, her zaman oynayabileceğiniz oyun önerilerimiz var. Yaratıcı Drama ve düşünce oyunları bulabileceğiniz en kolay iç/dış mekân etkinliklerindendir.

Evde Ailecek Oynanabilen Oyunlar

Çocukları meşgul etmek için sadece telefon veya tablete başvurmak yerine çocuklarınızla etkileşime geçebileceğiniz oyunlar oynamak çok daha faydalı olacaktır. Çocukların zihinlerini çalıştırmak ve ailece zihinsel egzersiz yapmak için 30 eğlenceli oyunu deneyimleyebilirsiniz. Bir ipucu daha vermek istiyorum, bu oyunlardan yola çıkarak kendi oyunlarınızı yapılandırabilir farklı oyunlar üretebilirsiniz. Biraz yaratıcılık biraz hayal gücü ile neden olmasın? Oyun hepimizin işi. Herkese keyifli oyunlar dilerim. Bu sene tatil çok uzun, hayallerimiz sonsuz olsun. Hadi başlayalım. İyi eğlenceler.

KİM YOK OYUNU

Çocuklar yere otururlar. İçlerinden birini ebe seçerler. Ebe başını yetişkin birinin kucağına koyar, gözlerini yumar. Yetişkin, ebeye sezdirmeden, bir çocuğu işaretle dışarıya çıkartır. Ebe gözlerini açar; Anne-baba ebeye "Kim yok?" diye sorar. Çocuk bilirse ebelikten kurtulur. Adı bilinen çocuk ebe olur. Ebe, üç isim saydığı halde bilemezse yeniden ebe olur.

AYNA OYUNU

Bir çocuk "ayna" olur. Başka bir çocuk da karşısına geçer, ayna olan çocuğun yaptığı hareketlerin aynısını yapar. Güldürücü hareketler çocukların daha çok hoşuna gider. Nasıl hareketler yapılacağı konusunda çocuk özgür bırakılmalıdır. İstenirse, bir çocuk ayna olduğunda, tüm çocuklar karşısına geçip onun hareketlerini tekrar edebilirler.

GÜLME OYUNU

Çocuklar halka olurlar, bir ebe seçilir. Ebe eline bir top alır, topu havaya atar. Top yere düşünceye kadar bütün çocuklar gülerler. Top yere düşünce bütün çocuklar susarlar. Top havadayken gülmeyen, yada top yere düşünce susmayan çocuk, oyun dışı kalır. Bu oyunda topu yukarı atacak çocuk bulunamazsa, ebenin görevini anne-baba üstlenir.

ALİ KUTUDA

Bütün çocuklar sıra aralarındaki boşluklarda ayakta dururlar. Anne-baba; "Ali kutuda." dediği zaman herkes çömelmiş vaziyet alır. "Ali kutudan çıktı." deyince herkes ayağa kalkar. Yetişkin bu tempo ile giderken bazı komutlarda değişiklik yapar. Bu değişiklikte yanlış yapanlar yerlerine otururlar. En sona kalan birinci olur.

SİNCAP VE CEVİZ

Tüm çocuklar yerlerinde otururlar. Bir çocuk sincap olur ve ceviz olarak eline bir nesne (taş olabilir) alır. Diğer çocuklar, başlarını dizlerinin üzerine koyarlar (Uyuyormuş gibi). Yanlız bir elleri, avuçları açık olarak yandadır. Sincap, cevizle arkadaşlarının arasında dolaşırken, Cevizi (Nesneyi) bir arkadaşının eline bırakır ve yerine oturmak üzere kaçar. Yerine ulaşıncaya kadar yakalanamazsa kurtulur. Eline ceviz konulan çocuk sincabı yakalayamazsa kendisi bir sonraki oyun için sincap olur.

DUDAK HAREKETLERİMDEN ANLA

Anne-baba bilinmesi kolay olan kelimelerden birini (anne, baba, kardeş) gibi veya çocuklardan birinin ismini seçerek dudaklarının hareketi ile ses çıkarmadan söyler. Söylediği kelimeyi bilen yeni ebe olur. Oyun bu şekilde devam eder.

SESLİ MEKTUP

Amaç: Duyduğumuz cümleleri, bozmadan iletebilme becerisinin kazandırılmasıdır. Çocuklar, halka biçiminde otururlar. Anne-baba düzgün bir cümle düşünür. Bu cümleyi sağındaki ve solundaki çocuğun kulağına söyler. Çocuklar duydukları bu cümleyi bozmadan yanlarındaki arkadaşlarına aktarırlar.

KİMİN DİLİ DAHA HASSAS

Amaç: Yiyecekleri tadından tanıyabilme Araçlar: Göz bağlamak için bir eşarp ve çeşitli yiyecekler. Çocukların gözleri sırasıyla bağlanır. Ağzına bir parça yiyecek verilir, sürülür veya içirilir. Çocuk tadından ağzındakinin ne olduğunu bilmeye çalışır.

PAZARDA

Amaç: Meyveleri dokunma duyusuyla algılayabilme Araçlar: Mümkün olduğu kadar bolca yemiş, meyve ve gözleri bağlamak için bez. Oyuncuların yarısı, gözlerini bağlayarak halka şeklinde otururlar. Diğer yarısı da, gözleri bağlı arkadaşlarının karşısına geçerek, ayakta dururlar. Yetişkin bir baştan meyveleri verir. Meyveyi alan gözü bağlı oyuncu, elindeki meyvenin ne olduğunu arkadaşına söyler.  Yanındaki gözü bağlı oyuncuya verir. Meyveler bitince ayakta duranlarla oturanlar yer değiştirir. Oyun tekrarlanır. Sonunda bütün meyveleri tanıyabilen oyunu kazanır.

MENDİL DÜŞÜRME

Bütün çocuklar el ele tutuşur, yüzleri merkeze dönük olarak halka bir yaparlar. Elinde mendil olan bir oyuncu, halka etrafında koşmaya başlar. Mendili bir arkadaşının arkasına bırakır, koşusuna devam eder. Yakalanmadan arkadaşının yerini almaya çalışır. Arkasına mendil konulan çocuk, mendilin farkına vardığı anda onu alır ve ebenin arkasından kovalar. Eğer kendi yerine kadar arkadaşına dokunamazsa ebe olur. Oyunu tekrarlarlar.

GÜNAYDIN (BENİMLE GELME)

Çocuklar bir halka üzerinde, yüzleri merkeze dönük olarak durur. Bir ebe halkanın dışındadır. Halkanın etrafında koşarken hafifçe bir arkadaşına dokunarak, "Benimle gelme." der. İki oyuncu ters istikamette koşarlar. Karşılaştıkları zaman birbirlerini eğilerek selamlarlar ve "Günaydın" derler ve boş kalan yeri kapmak için koşularına devam ederler. Boş yeri kapamayan öğrenci ebe olur ve oyunu tekrarlar.

MEYVE SEPETİ

Bir çocuk ebe olur ve oturan arkadaşlarının önünde durur. Diğerleri yerlerinde otururlar ve hepsine 4 çeşit meyve ismi verilir. Ebe " Elmalar " deyince adı elma olanlar ayağa kalkar, yerlerini değiştirir. Bu arada ayaktaki çocuk (ebe) kendine bir yer bulmaya çalışır. İkincide başka grup meyve ismini söyler. Bu kez de bu meyveler yer değiştirir. Eğer ebe " Meyve Sepeti " derse her cins meyvenin yerlerini değiştirmesi gerekir.

GİYME-ÇIKARMA YARIŞI

Çocuklar iki gruba ayrılır, her gruba birer yelek verilir. Sıra ile gruptakiler yelekleri giyip-çıkarırlar. Turu ilk tamamlayan grup, oyunu kazanır.

ŞİŞE ÇEVİRMECE

Yerde halka olunur. Bir şişe dairenin ortasına konur ve döndürülür. Şişe kime doğru durursa o çocuk, bir bilmece, şiir, şarkı vs. söyler ve şişeyi çevirmeye hak kazanır.

EŞLİ DUYGULAR OYUNU

Eşli oynanacak bir oyundur. Eşler oyun başlamadan belirlenir. Her duygu adına eşli yapılabilecek bir hareket tayin edilir. Örneğin mutluluk deyince eşler bir birine sarılır. Kızgınlık deyince eşler birbirlerine sırtlarını dönerler vs. Müzik eşliğinde dans edilir. Müzik susar ve yetişkin bir duygu adı söyler. Eşler doğru hareketi yapmaya çalışırlar.

ALKIŞTAN BUL

bir ebe seçilir ve evin odasından çıkarılır. Kalan çocuklar bir eşyayı saklarlar. Ebe içeri çağrılır. Ebe eşyanın bulunduğu yere yaklaşınca çocuklar kuvvetlice; uzaklaşınca hafifçe alkışlarlar. Ebe bu ipucuyla eşyanın yerini bulmaya çalışır.

UZAYLI KONUŞMASI

Gönüllü iki çocuk seçilir. Çocuklar uzaylı rolündedirler. Kendi aralarında uzaylı diliyle komik bir şekilde  konuşurlar. Konuşurlarken kelimelerin anlamları belli değildir ama hayret, kızgınlık, sevinç, hüzün, yorgunluk vs. duyguların vurgularının verilmesi önemlidir.

EL ÇIRPMA

Çocukların isimlerini “el-çırpma” ritmi ile söyleme çalışmaları yapılır. Her çocuğun isimi sıra ile el çırparak söylenir (As-lı... Me-li-sa gibi).

ENERJİN VAR MI?

Müzik eşliğinde çocuklar tüm enerjilerini harcamak istermişçesine hareket ederler. Kural biran bile durmamaktır. En sona kadar dayanabilen çocuk alkışlanır ve günün en enerjik çocuğu seçilir.

NESİ VAR?

Ebe bir nesneyi aklından tutar. Çocuklar “nesi var?” dedikçe ebe tuttuğu nesnenin renginden, şeklinden, boyutundan, kullanım şeklinden, kullanım alanından vs. ipucu verir. Çocuklardan hangisi nesneyi bilirse diğer oyunda ebe olur.

SALLANAN EVLER

İki çocuk el ele tutuşarak ayakta dururlar bir çocuk da el ele tutuşan çocukların kollarının üzerine bina rolünde oturur. Bu şekilde üçlü gruplar oluştururlar.  Rüzgar esiyor dendiğinde ayaktaki taşıyan çocuklar, hareket etmeye çalışırlar. Amaç oturan çocuğu düşürmeden oyunun sonuna kadar dayanmaktır. En sona kalan çocuk birinci olur, alkışlanır.

BİLGİSAYAR                                                                                            

Oyuna başlamadan beden üzerinde uygulanabilecek etkilere karşılık verilecek tepkiler tayin edilir. Örneğin burna dokunulduğunda bilgisayar açılır, parmaklara dokunularak yazı yazılır, kulaklara dokunularak hoparlörün sesi açılır, ayak hareketleriyle yazıcı çalıştırılır gibi… Çocuklar ikili gruplara ayrılırlar. Biri bilgisayar rolündedir, diğeri kullanıcı olur. Kullanıcının etkilerine göre bilgisayar olan çocuk tepki verir.

TELEVİZYONCULUK

Çocuklara televizyonda gördükleri haber anlatan, program sunan kişilerin kim oldukları sorulur. Sonra çocuklar ikili eş yapılarak, biri spiker diğeri kameraman olur. Çocuklardan biri bir olayı anlatırken, diğeri onu çeker. Çocuklara kamera olarak kullanmaları için tuvalet kâğıdı rulosu, oyuncak kamera, ilaç kutuları vb. verilebilir.

ÖRDEK NEREDE?

Bir ebe seçilir. Gözleri bağlanır. Diğer çocuklar kazdır ve yerde otururlar. Yerde oturanlardan biri ördektir ve diğerleri “tıss tıss” diye ses çıkarırken, ördek “vak vak” diye ses çıkarır. Ebe gözleri bağlı şekilde ördeği karışık sesler arasından bulmaya çalışır. Ayrıca hangi arkadaşı olduğunu da tahmin etmesi gerekir.

BASKET

Anne-baba çocukların sıraya geçmelerine rehberlik eder ve sıranın 1-2 m. uzağına bir sepet yerleştirir. Sıranın önündeki çocuğa bir top verir ve bu topu sepete atmasını ister, daha sonra sıranın arkasına geçmesini söyler. Tüm çocuklar topu sıra ile sepete atarlar. İsabet ettirenler alkışlanır. Oyun çocukların istekleri doğrultusunda 2–3 tur oynanabilir. 

DOKUNARAK BİL

Anne- baba önceden içi görünmeyen bir torbaya çeşitli nesneler koyar (makas, fincan, kaşık, kalem, silgi, bebek vs.) Çocuklar sıra ile gelip, elini torbaya sokar ve bir nesne alır. Görmeden, dokunarak nesneyi tahmin etmeye çalışır. Oyun bitiminde nesneler çocuklar tarafından yerlerine kaldırılır.

1, 2, 3, 4, BOM!

Çocuklardan 1–10 arası sayıları sayarken 5 ve 10 yerine “bom” demeleri istenir. Her çocuk sayı saymaya teşvik edilir, gerekli durumlarda yardım edilir.

BU NE, BU KİM?

Sıra ile çocuklara bir nesne verilir ya da resim gösterilir. Arkadaşlarına bunu göstermeden ne işe yaradığını vs. anlatmaya çalışır. Diğer çocuklar, anlatılanlar doğrultusunda nesneyi tahmin etmeye çalışırlar. 

ACI TATLI OYUNU

Çocuklar sıra biçiminde yan yana dizilirler. Anne-baba karşılarına geçer, acı, ekşi, tatlı vb. tat bildiren sözcükleri söyler. Acı denilince, çocuklar hep birlikte, ağızlarını açıp elleriyle ağızlarını yelpazeleyerek, ağızlarının acıdan yandığını belirtmeye çalışırlar. Ekşi denilince, yüzlerini buruşturup ekşi yemişler gibi mimikler yaparlar. Tatlı denilince, tatlı yemiş gibi damak şaklatıp gülümserler. 

KARŞITINI BUL

Anne-baba, "ben size bir sözcük söyleyeceğim, siz de o sözcüğün taşıdığı anlamın karşıtı anlam taşıyan bir sözcük bulup söyleyeceksiniz" der. Örneğin; büyük-küçük, şişman- zayıf, beyaz-siyah, uzun-kısa, kalın-ince vb. Yetişkin söyler, çocuklar yanıtlar. 

Güner Özdoğru

Okul Öncesi Öğretmeni/ Sosyolog/ Aile Danışmanı

İnstagram:  https://www.instagram.com/gnrmad/?hl=tr

Facebook:  https://www.facebook.com/cocukaklim/

Youtube:  https://www.youtube.com/channel/UCCL3wwjFlLGW- jN_5awK1Sw?view_as=subscriber

Güner Ö. Sarıiz

Güner Özdoğru

1984 yılında Adana'da doğan Güner Özdoğru Çukurova Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği programını tamamladıktan sonra 2006 yılında MEB’e öğretmen olarak atanmıştır. Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı gençlik kamplarında Kamp Liderliği ve Program Sorumlusu olarak gönüllü çalışmalar yapmaktadır. Çağdaş Drama Derneğinde Yaratıcı/Eğitici Drama Liderliği programını bitiren Özdoğru, yaratıcılık, oyun, ritim, dans ve hareket konulu ulusal ve uluslararası pek çok atölye ve eğitim programına katılmaya devam etmektedir. 4-12 yaş aralığındaki çocuklarla akıl oyunları, hafıza teknikleri, satranç, çocuk yogası, zeka oyunları çalışmaları yapmaktadır. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünde ikinci lisans eğitimini tamamlamıştır. Marmara Üniversitesi Aile Danışmanlığı eğitimini almıştır. Hayata Renk Ver Derneği gönüllü üyesi olarak hastanelerde uzun süreli tedavi gören çocuklara destek çalışmalarına devam etmektedir.

No more pages to load

No more pages to load

googletag.pubads().definePassback('/184585439/out_of_page', [1, 1]).display();