Farklı medeniyetlere ev sahipliği ve başkentlik yapan; nice alimler, bilim adamları, sanatkarlar yetiştirmiş, Osmanlı şehzadelerinin devlet yönetimine dair ilk deneyimlerini vali olarak yaptıkları, Yeşilırmak’ın nazlı nazlı ortasından süzüldüğü Şehr-i Şirin Amasya …

Şehzadeler Şehri Amasya

Dünyaca ünlü coğrafyacı Strabon, tıp ilminin en değerli eserlerinden birini veren Sabuncuoğlu Şerefeddin, ilk kadın divan şairi Mihri Hatun bu toprakların yetiştirdiği değerlerden bazıları…

Şehzadeler Şehri Amasya

Amasya Tarihi

Amasya isminin kaynağı hakkında çeşitli rivayetler olsa da en ilginci şehri ilk kuran kadın savaşçı Amazon kraliçesi “Amasseia” dan aldığına dair olanı olsa gerek.

Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuk, Moğol, İlhanlı  ve nihayetinde Osmanlı hakimiyetine giren bu topraklar tüm bu medeniyetlerin izlerini taşımakta.

Milli Mücadelede Amasya

12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelen Mustafa Kemal Paşa, 22 Haziran 1919’da yayımlanan “Amasya Genelgesi” ile vatanın kurtuluşunun milletin azim ve kararı ile olacağını açıklamış, Milli Mücadele sürecinin ilk adımlarını burada atmış.

Amasya Yalıboyu Evleri

Sırtlarını dağa vermiş, Yeşilırmak’a bakan, tarihi sur duvarları üzerindeki ahşap mimarili evler yan yana, bitişik nizam olarak yapılmış. Konutlar haremlik-selamlık olarak düzenlenmiş. “Eliböğründe”lerle desteklenen evler dışarıya doğru taşırılmış, cumbalı olarak yapılarak evlerin içleri genişletilmiş. Günlük yaşam evlerin iç mekanında geçmekteymiş. Evlerin önü sıra akan Yeşilırmak üzerine kurulu su değirmenleri ise tarihin aralanan sayfasından gülümsemekte. Yalıboyu evlerinin sıralandığı Hazeranlar Sokağında karşınıza çıkacak konakların bir kısmı günümüzde konut olarak kullanılırken bir kısmı da otel olarak kullanılmakta. Geceleri rengarenk aydınlatılan evler ve Yeşilırmak ayrı bir güzellik sunuyor misafirlerine.

    Şehzadeler Şehri Amasya

 

Şehzadeler Şehri Amasya                                                                                            

Amasya Kalesi

Harşena Dağı üzerine kurulu Amasya Kalesi şehri savunmaya en uygun mevkii. Tarih boyunca farklı uygarlıklar tarafından kullanılmış. Kalede zindanlar, Sultan Bayezid tarafından yaptırılan hapishane, sarnıçlar, su depoları var. İç kalenin üzerinde bulunan Kızlar Sarayı İsfendiyar Beyler zamanında yaptırılmış ancak günümüze sadece hamam kalıntıları ve gizli bir yolun bir bölümü kalmış.

Kralkaya Mezarları

Harşena Dağının güney eteklerindeki kayalara oyularak yapılmış Pontus krallarına ait olduğu söylenen irili ufaklı kaya mezarları bulunuyor. Öldükten sonra dirileceklerine inanan kralların kendilerine ulaşılmasını güçleştirmek için mezarlarını bu şekilde yaptırdığına inanılıyor. Mezarların asıl dikkat çekici yönü arkalarına oyulmuş geçitler. Çevreleri oyularak ana blok kayadan ayrılan mezarlar birbirlerine ve kaya bloğuna merdivenlerle bağlı. Bunların içinde en önemlisi renkli duvar resimleriyle süslü Aynalı Mağara.  Cephesine vuran güneş ışınlarının parlattığı mağaraya halk arasında Aynalı ismi verilmiş. Buranın mezar olarak değil ibadet amacıyla oyulduğu düşünülüyor. İçerisinin çok geniş olması ve mağarada yazılı “Büyük Rahip Tes” yazısı bu görüşü destekliyor.

Şehzadeler Şehri Amasya

Amasya’da Müzeler

Sultan Bayezid Camii Külliyesi’nin imaret bölümünde yer alan Minyatür Amasya Müzesi 1914 yılında çekilen bir fotoğraftan yola çıkılarak yapılmış. İki yılda tamamlanan makette şehrin hem gündüz hem de gece halini görmek mümkün. Yolcuları taşıyan tren seferine başlarken faytonlar da yollarda. Gökyüzü olarak tasarlanan tavanda yıldızlar ve mehtap parlarken ara ara da bir yıldız kayıyor. Şehrin dağının, ırmağının, tarihi evlerinin o yıllardaki halini şehrin seslerini de vererek bire bir yansıtan maket ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.

Şehzadeler Şehri Amasya

Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya Genelgesi’ni yazdığı Saraydüzü Kışlası komutanlık binasının 1944 yılındaki toprak kayması sonucu yıkılmasından sonra aslının aynısı Künç Köprü yakınında yeniden yapılarak ziyarete açılmış. Saraydüzü Kışla Binası Milli Mücadele Müzesi’nde Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının Amasya’ya geldiklerinde Amasyalılar tarafından karşılanışını canlandıran balmumu heykeller o destansı günleri bizlere yaşatmakta.

Şehzadeler Şehri Amasya

Amasya’dan geçen medeniyetlere ait arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilendiği Amasya Müzesi bölgenin en zengin müzesi. Müzede 14.yy ait mumyalar, sikkeler, bahçede muhafaza edilen Roma dönemi Lahiti ve Hititlilerin uluslar arası üne sahip fırtına tanrısı heykeli Teşup görülmesi gereken eserlerden.

İlhanlı Dönemi’nden kalan tek eser 1300’lerde yapılmış , avlusunda birbirinden farklı geometrik yaprak motifli sütunlar bulunan, kuruluşundan kısa süre sonra uygulamalı tıp ilminin merkezi haline gelmiş önemli bir yapı. Hasta tedavilerinin, ameliyatların  yapıldığı bir eğitim hastanesi olması yanı sıra akıl hastalarının müzik ve su sesiyle iyileştirildiği yer olmuş.  Günümüzde Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi (Bimarhane/Darüşşifa) olarak ziyarete açık. Müzede 15.yy.da kullanılan cerrahi aletler ve akıl hastalarının tedavisi için uygulanan müzikle terapi uygulamalarının yer aldığı bölümler bulunmakta. Müzeye ismini veren Sabuncuoğlu Şerefeddin Fatih döneminin ünlü hekimlerinden. Mücerrebname (Denenmiş tedavi yöntemleri) adlı eserinde tedavi yöntemlerini, kullandığı macun, ilaç ve bitkileri anlatıyor.

Osmanlı Şehzadelerinin ilk eğitimlerini aldıkları şehirde bir de Şehzadeler Müzesi olması hiç şaşırtıcı değil. Yalıboyundaki müzenin  giriş katında Amasya’da valilik yapmış ancak tahta oturamamış şehzadeler; Çelebi Mehmet, Alaaddin Çelebi, Ahmed Çelebi, Bayezid Çelebi ve Mustafa Çelebi’nin balmumu heykelleri sergilenirken, üst katta ise Amasya’da valilik yaptıktan sonra tahta oturan Yıldırım Bayezid, Çelebi Sultan Mehmet, II.Murad, Fatih Sultan Mehmed, II.Sultan Bayezid Han, III.Murad ve  Amasya’da doğmuş Yavuz Sultan Selim’in heykelleri sergilenmekte.

Amasya şehri efsanevi aşıklar Ferhat ile Şirin’in yaşadığı topraklar olarak bilinmekte. Efsaneye göre nakkaşlık yapan Ferhat, Amasya Sultanı Mehmene Hatun’un kız kardeşi Şirin’e aşıktır. Birbirini seven iki genç gizlice buluşmaktadır. Sultan, kardeşine talip olan Ferhat’ı zora sokmak amacıyla susuzluk çeken şehre su getirmesi karşılığında evlenmelerine izin vereceğini söyler. En yakın su kaynağı Elma Dağı’ndadır ancak aşık Ferhat kayaları delmeye başlayınca Sultan telaşlanır. Ferhat’ın yanına gönderdiği yaşlı bir kadın Ferhat’a Şirin’in öldüğü yalanını söyleyince Ferhat’ta üzüntüsünden ölür. Bunu duyan Şirin kendini kayalıklardan atar. İki genç yan yana gömülür.

Antik Amasya Kentinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla Roma döneminde yapılan su kanalı da halk tarafından bu efsaneye bağlanıp kanal “Ferhat Su Kanalı” olarak anılır. Aşıkların anısına kanalın kenarında açılan Aşıklar Müzesi Ferhat ile Şirin’ın dışında, ölümsüzleşen Kerem ile Aslı, Romeo ve Juliet gibi diğer aşıklar ve Anadolu’daki aşıklar geleneğini Mevlana ve Hacıbektaşı Veli’nin ilahi aşk felsefelerinin de tanıtımını yapıyor.

Yeşilırmak kıyısında, Amasya Defterdarı Hasan Talat Efendi’nin kız kardeşi Hazeran Hanım’ın uzun yıllar yaşadığı, Osmanlı konut mimarisinin seçkin örneklerinden biri olan konak restore edilerek etnografik eserlerin sergilendiği Hazeranlar Konağı Etnoğrafya Müzesi olarak ziyarete açılmış. 19.yy.daki yaşantıyı yansıtan kıyafetler, ev eşyaları , ziynet eşyaları sergilenmekte.  

Amasya Camileri

Şehzadeliğini Amasya’da yapan Sultan Bayezıd tarafından Osmanlı tahtına çıktıktan sonra yaptırılan Sultan Bayezid Cami Külliyesi medrese, imaret ve şadırvandan oluşan bir külliye olarak 1485’de tamamlanmış. Caminin güneydoğu köşesinde bulunan, küçük yaşta ölen Şehzade Osman için yaptırılan,  türbe sonradan ilave edilmiş. Üzeri iki büyük kubbe ile örtülü cami zengin kalem işleriyle süslü. Pencere kapaklarında ahşap oyma tekniği uygulanmış. Caminin giriş kapısının üzerindeki mermer yazıt, yine girişteki denge taşları, batı ve doğu duvarlarına yapılmış tarihi kuş sarayları, son cemaat yerindeki kalem işi “Vav” görülmesi gereken güzellikler. Caminin medrese bölümü günümüzde Halk Kütüphanesi olarak kullanılmakta.

  Şehzadeler Şehri Amasya                                                                                       

Şehzadeler Şehri Amasya

Selçuklulardan günümüze kalan dikdörtgen planlı Burmalı Minare Cami  kuzey batı köşesinde kesme taşlardan burmalı biçimdeki minaresi ile,  yine Selçuklu eseri turkuaz rengi, mavi çini ve sırlı tuğlalarından dolayı Gökmedrese adını alan Cami de önemli eserler.

Bunların dışında Gümüşlü Cami, Çilehane Cami, Yörgüçpaşa Cami, Bayedizpaşa Cami, Azeriler Cami, Büyük Kapıağa Medresesi Osmanlı’nın Amasya şehrine bıraktığı hatıralar.

İçinde mermer bir lahit bulunan 1146 tarihli Halifet Gazi Kümbeti ve taş işçiliğinin güzel bir örneği 1278 tarihli Torumtay Türbesi de gezilmesi gereken yerlerden.

Vaktiyle Amasya şehri ticaretine büyük katkısı olmuş 18.yy dan kalan Taşhan dikdörtgen olarak planlanmış, iki kat ve 34 odalı. Yakın zamanda restore edilen han döneminin güzel bir örneği.

Amasya’da ayrıca Osmanlı’dan kalan Bedesten zaman içinde büyük değişikliklere uğrasa da ayakta durmayı başarmış.

Amasya Köprüleri

Amasya’nın kalbinden geçen Yeşilırmak üzerinde çeşitli dönemlerde köprüler inşa edilmiş: Alçak Köprü, Çağlayan Köprü, Künç Köprü, İstasyon Köprüsü, Hükümet Köprüsü gibi.  Roma döneminde yapılmış olan orijinal Alçak Köprü bugün ırmak yatağının altında kalmış, sadece köprü kemerlerinin üst kısımları suyun üzerinde. 1855’de mevcut kemerlerin üzerine ikinci köprü yapılmış.

Şehrin sembolü, Hükümet Köprüsü’nün başındaki, 1865 tarihli Saat Kulesi 1940 yılında yıkılmış ancak 2002 yılında yenisi yaptırılmış.  

Amasya Lezzetleri

Bir yüzü kırmızı, diğer yüzü sarı ile yeşilimsi bir renk taşıyan, ince kabuklu hoş kokulu sert Amasya Elması ilk akla gelen lezzet. Elma haricinde kiraz ve şeftali üreticiliği de şehirde önemli bir yer tutuyor.

Bunların dışında Amasya çöreği, keşkek, toyga çorbası gibi yöresel lezzetlerde Amasya’da mutlaka tadılması gereken lezzetlerden.

YASEMİN YAŞA

Yazar Hakkında

Yasemin Yaşa

Avukatlık mesleğini arkasında bırakıp edebiyata yönelen, çıkardığı iki mesleki kitabın ardından katıldığı yaratıcı yazarlık atölyesi katılımcılarıyla birlikte öykülerinin yer aldığı bir öykü kitabı çıkaran Yasemin Yaşa, bu kez diğer bir tutkusu olan seyahat yazılarıyla, gezip gördüğü yerleri-tattığı lezzetleri paylaşmak adına bizlerle kadin.com'da