Modern zamanların sorunu olarak değerlendirebileceğimiz 80’ler mi, 90’lar mı yoksa günümüz mü iyi polemiğine girersek cevabı bir çoğumuz için farklı olabilir. Tabi ki şu anda yaşadığımız, her şeyin önümüzde olduğu, her şeye ulaşabildiğimiz teknolojik dünya çok daha iyi. Eğer böyleyse bazılarımız neden eskiye özlem duyuyor. Geçmiş bayramların tadı şimdi çıkılan uzun tatiller oldu. Sokaklarda anneler çağırana kadar eve girmeme keyfi hafta sonu gidilen AVM oyun alanlarıyla sınırlı kalmaya başladı. Sevdiklerimize mektup atmanın yerini telefon mesajları aldı. Görmediğimiz tanıdıklarımızın yanına gitmenin yerini görüntülü telefon konuşmaları aldı. Kanadalı iletişimci Marshall Mcluhan’ın dediği gibi dünya global bir köy haline çoktan geldi. Avantajlar evet, ulaşabildiklerimiz evet ama ya kaybettiklerimiz? İşte modern zamanların sorunu ve yapılabilecek yöntemler.

Modern Zamanların Sorunu Nedir Diye Merak Ediyor musunuz?

Ne yazık ki  samimiyet ve yakın ilişki biraz daha uzak olmaya başladı. Teknolojinin bu kadar yoğun bir şekilde hayatımıza girmediği zamanlarda hiçbir yere geç kalmaz ya da kimseyi bekletmezdik. Cep telefonu yoktu hatta çoğu evde telefon bile yoktu. Ama her yere zamanında gider, zamanında buluşurduk. Arkadaşlarımızla sohbet eder, eğlenir, zaman geçirirdik. Elektrik kesildiğinde duvarda gölge oyunu oynanırdı. Keşke tek derdimiz Dallas’ta JR’ı kimin vurduğuyla sınırlı kalsaydı. Aslında o zamanlarda bile televizyon denen sihirli kutuya nasıl bağlanacağımızın ilk sinyalleri geliyordu da farkına varmadık.

Etrafınıza baktığınızda evde izlenenler bile sosyal medyada paylaşılır hale geldi. Bize özel geçirilen zamanları artık herkes biliyor. Nasıl mı? Ahmet ile Ayşe şu anda Game of Thrones’un son bölümünü izliyor. İyi güzel izleyin de siz izleyin oturup sohbet edin. Sizin ne yaptığınızdan kime ne ?

Modern zamanların sorunu

Hiçbir restorana gittiğinizde etrafınıza baktınız mı? yine modern zamanların sorunu olarak değerlendirebileceğimiz  ne yazık ki bir telefon ve ben buradayım etiketlemeleri gırla gidiyor. Birbirinin yüzüne bakmayan sevgililer, anne babalarının telefonlarıyla oynayan çocuklar. Sürekli bir baş önde durumu.

Herkes o kadar sabırsız oldu ki iş için önce mail atıyor, 2 saat sonra whatsApp mesajı ile cevap nerde diye kibarca soruyor baktı olmadı arıyor. Birbirimize bu kadar kolay ulaşamadığımızda daha iyi mi anlaşıyorduk acaba diye sormak lazım kendimize. Kolay ulaşmanın köleleri mi olduk? Her şeyin zor olanı, zor ulaşılanı daha mı değerli acaba?

Yeni her zaman iyidir. İyiye giden değişim her zaman iyidir. Ama teknolojinin esir aldığı dünyamızda eskilerde yaşanan sıcak iletişimi de bu yeniliklerin arasına katmak daha üretken olacaktır. Teknolojiyi hayatımızın ve gelişimimizin bir parçası olarak kabul edip modern çağın bize sunduklarını  keyifle kullanalım ama sohbet etmeyi, birbirimizi görmeyi, aile olmayı da ihmal etmeyelim.