Kadınlarda en sık görülen kanser türü Meme kanseridir. Son yıllarda yapılan bilinçlendirme kampanyalarına rağmen henüz çok fazla kişi bu hastalığın önemini bilmiyor ve erken teşhisle tedavi olunabilecekken yeteri kadar bilgiye sahip olunmadığından önlem almak için geç kalınıyor. Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık ayı kapsamında Amerikan Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ece Dilege ile yaptığımız röportajımızda Meme Kanseri üzerine en çok merak edilen soruları sorduk.

Meme Kanseri Üzerine Merak Edilenler

  • Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1973 İstanbul doğumluyum. 1996’da İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldum ve İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniği’nde ihtisasa başladım. 2002’de genel cerrahi uzmanı oldum. Öğrencilik yıllarımda, asistanken ve uzmanlıkta hem Avrupa hem de Amerika’da çeşitli kliniklerde çalıştım. Meme kanserine ilgim asistanlık yıllarımda başladı diyebilirim. Uzman olduktan sonra Şişli Etfal Hastanesi’nde başasistan, Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde şef yardımcısı olarak çalıştım. 2012’de Doçent doktor ünvanı aldım ve Avrupa genel cerrahi yeterlilik sınavlarını başarıyla verdim (FEBS ünvanı). Uzmanlıktan sonraki meslek hayatımda öncelikle meme kanseri hastaları ile çalıştım, çalıştığım kliniklerin meme bölümlerini yönettim. 2013’ten beri Amerikan Hastanesi Meme Cerrahisi Kliniği’nde görev yapmaktayım. Aynı zamanda Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde meme hastalıkları derslerini veriyorum.

 

  • Son istatistiklere göre kadın kanserlerinin %40 ı kadarını Meme kanseri oluşturuyor. Peki meme kanseri tam olarak nedir, bize biraz bilgi verebilir misiniz?

Meme kanseri üzerine yapılan istatistikler bu hastalığın tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu göstermiştir.  Bir kadının yaşam boyu meme kanseri olma riski yaklaşık 8’de 1’dir.

Sağlıklı bir insanda vücut dokularını oluşturan hücreler ihtiyaç halinde çoğalabilir, eskidikçe ya da  hasarlı iseler kendi savunma sistemimiz tarafından temizlenirler. Bir düzen ve kontrol mekanizması vardır.  Kanser vücudumuzdaki hücrelerin bir kısmının kontrolsüz bir şekilde çoğalmaya başlamasıyla ve etraftaki sağlıklı dokulara yayılmasıyla oluşan bir hastalıktır. Oluşmaya devam eden yeni hücreler, hem normal işlevlerini gerçekleştiremez, hem de tümör dediğimiz kitleler oluştururlar. Meme kanseri, bu kontrolsüz hücre oluşumunun memede başlamasıyla gelişen hastalıktır. Çok geniş bir yelpazesi var diyebilirim. Meme kanseri üzerine yapılan çalışmalar bu kanserin çok yaygın olduğunu göstermiştir. Yaygın olmasının yanı sıra, üzerinde çok çalışılan, tedavi yöntemleri her geçen gün geliştirilen, ve meme kanserinden ölüm oranlarının giderek azaldığı, bugün belki de en iyi tedavi edilebilen kanserlerden biridir.

 

Meme Kanserinde En Önemli Risk Faktörü Kadın Olmak

  • Meme kanserinde kalıtımsal, genetik faktörler ve aile hikayesinin önemi nedir? Anne veya baba tarafından gelen belli bir kalıtımsal yüzdelik oran var mıdır?

Meme kanseri gelişiminde en önemli risk faktörü kadın olmaktır. Meme kanserlerinin sadece %5-10 kadarı kalıtsaldır. Genlerimizin yarısını annemizden, yarısını babamızdan alırız. Anne veya babamızdan aldığımız sağlıklı olmayan genler nedeniyle, bir gün meme hücreleri kontrolsüz çoğalmaya başlar ve meme kanseri gelişebilir. Buna kalıtsal meme kanseri diyoruz. Dediğim gibi, bu genler hem anne, hem de baba tarafından gelebilir. Bugün meme kanseri üzerine bu kişilerin bir kısmını tespit etmek mümkün. Kişi hastalanmadan saptayıp, koruyucu tedaviler yapabiliyoruz. Angelina Jolie bir örnek.

Kalıtım yoluyla geçmese de ailede kanser hikayesi olması da meme kanseri riskini artıran diğer bir faktördür.  Örneğin annesinde ya da kız kardeşinde meme kanseri saptanan bir kadının meme kanseri olma riski, topluma göre 2-3 kat daha fazladır. Meme kanseri olan akraba sayısı arttıkça, kişinin de riski artar tabii. Ailesel meme kanseri riski, çeşitli ek dış faktörlerden de etkilenir. Kalıtsal meme kanseri detaylarını isterseniz önümüzdeki günlerde makalemizde detaylandıralım.

Meme Kanserinde Diğer Risk Faktörleri Nelerdir

  • Meme kanserinde kalıtım dışında risk faktörleri nelerdir?

Evet, kadın olmak ve yaşlanmak en önemli risk faktörleri.  Diğer riskleri gruplar halinde değerlendirebiliriz. Hormonal nedenler ön plandadır. Yani kadın üreme hormonları, özellikle de kendi vücudumuzun ürettiği östrojen.  İlk adetin erken olması (12 yaşından önve), hiç doğum yapmamış olmak, ya da ilk çocuğunu 30 yaşından sonra doğurmak,  ve menapoza geç girmek (55 yaşından sonra)özetle östrojene daha uzun süre maruz kalmak meme kanseri riskini artırır. Menapoz sonrası uzun süreli hormon replasman tedavisi almak ve menapoz sonrası dönemde şişmanlık ta vücuttaki östrojen düzeylerini yükseltmek yoluyla meme kanserini riskini artırır. Uzun süre çocuk emzirmenin meme kanserinden koruduğunu da biliyoruz. Yaşam şekli ve diyetle ilgili bir değerlendirme yaptığımızda, yağ tüketimi ile ilgili risk arttığını gösteren ideal bilimsel veri olmadığını söyleyebilirim. Ancak şişmanlık hem meme kanseri oluşumu hem de hastalıktan ölüm oranlarını arttırıyor. Alkol de, tüketilen miktarla paralel olarak kanser riskini yükseltir.

  • Peki ya memenin yapısı, fibrokistik meme, meme kanseri riskini etkiler mi?

Hayır. Fibrokistik yapı değil ama, bu yapı içinde iyi huylu gibi görünse de hücresel çoğalmayla giden kitleler varsa, evet riski arttırır. Biz tarama muayenelerinde bu riskli yapıları tespit edebiliyoruz. Mamografi filminde memelerin ileri derecede yoğun görünmesi de  meme kanseri açısından risklidir. Dikkatli takip gerektirir.

Meme kanseri üzerine yapılan araştırmalar riski arttıran diğer bir grup etkenin ise çevresel faktörler olduğunu göstermiştir. Örnek, genç yaşta göğüs bölgesine radyoterapi yani ışın tedavisi almış olmak meme kanseri riskini arttırır. Bu bölgeye radyoterapi özellikle Hodgkin lenfoması denilen hastalık nedeniyle kullanılan tedavilerden biridir.

Şunu da vurgulamak isterim,  meme kanseri saptanan kadınların yaklaşık %50’sinde kadın olmak ve yaş almak dışında herhangi bir risk faktörü tespit edilemez.

 

Erken Teşhis Meme Kanserinde Çok Önemli

  • Bu konuda öne çıkan iki anahtar kelime “Erken Teşhis” ve “Mamografidir”. Bunların meme kanseri açısından önemini açıklayabilir misiniz?

Meme kanserinde erken teşhis bizim için çok önemlidir. Bakın, bugün meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır.  Ancak tedavi başarısı hastalığın evresi ile direkt ilişkilidir. Erken teşhis edildiğinde  tedavi başarısı çok yüksektir. Öncelikle kadınların farkındalığını arttırmamız gerekir. Memesinde eline gelen kitle ile aylarca dolaşan kadınlar var. Bunlar el altında organlar. Bizim asıl istediğimiz ise, henüz bir şikayete yol açmamışken, kitle olmadan ya da çok küçükken yakalamak. Bu da Meme kanseri tarama muayeneleri ile mümkündür. Ve tabii tarama amaçlı yapılan mamografiler ile. Erken tanı ile sadece hastalıktan ölümler azalmaz, aynı zamanda memenin ve koltuk altı lenf bezlerinin korunabilme ihtimali, dolayısıyla yaşam kalitesi de artar.

 

  • Erken tanı için kendi kendine muayenenin öneminden hep bahsediliyor. Peki elle muayeneyi nasıl ve ne sıklıkla yapacağız?

Elle muayeneyi ayda bir kez adet bittikten bir hafta sonra yapabilirsiniz. Menapozda ya da gebelik gibi farklı bir nedenle adet görmüyor iseniz kendi belirleyeceğiniz bir günde, yine ayda bir kez yapın. Aslında elle muayenede sizden mutlaka kendi kendinize erken tanı koymanızı beklemiyoruz. Kendi kendine muayene temel olarak sizin farkındalığınızı arttırıyor ve kontrole gelmeye teşvik ediyor. Tabii bir değişiklik tespit ettiğinizde ise, bıraksanız ilerleyecek bir hastalık daha erken tanınmış oluyor.

 

Kanserin Belirtileri

  • Meme kanserinin belirtileri nelerdir, vücutta nasıl bir gelişim gösterir?

Meme kanserinin en sık bulgusu ele gelen kitledir. Ancak ele gelen kitlelerin de büyük kısmı iyi huyludur. Yani elinize bir kitle geldiğinde eyvah kanser oldum demeyin, ama mutlaka bir doktora gidip ne olduğunu öğrenin. Meme kanseri hiçbir şikayete neden olmayabileceği gibi, ağrı, şekil bozukluğu, sertlik, cilt çekintisi, meme başının içeri çekilmesi, kızarıklık, kabuklanma, pullanma, meme başından kanlı akıntı olması, şişlik ve portakal kabuğu görünümü gibi şikayetlere yol açabilir. Memeler normal görünüp, sadece koltuk altında büyüyen kitle de olabilir. Kanser, nadiren fark edilmeden ilerlerse yayıldığı organlara ait şikayetlere neden olur. Kemik ağrısı, karın ağrısı, baş ağrısı, sarılık, halsizlik gibi bulgular verebilir. Özetle daha önceden olmayan, ve geçmeyen herhangi bir değişiklik, şikayet mutlaka aydınlatılmalıdır.