Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınlarda en sık görülen kanser türü yüzde 24.1 ile meme kanseridir. Meme kanseri, deri kanserlerinden sonra kadınlarda en sık görülen kanser türü. Kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arasında, akciğerden sonra meme kanseri ikinci sırada yer almaktadır.

Son yıllarda özellikle adını sıkça duyduğumuz ve yüksek ihtimalle çevremizden birilerini feda ettiğimiz en sinsi hastalık çeşitlerinden biri. Adını duymamız bile üzülmeye yeterken, kanser hastalığına yakalanmanın kişide yaratacağı etki hiç şüphesiz ki tartışmaya açık olmayan konuların başında geliyor. Oysa düzenli kontroller sayesinde hem kendi sağlımızı hem de çevremizdeki sevdiklerimizi rahatlıkla bu hastalığın pençesine düşmekten kurtarabiliriz. Unutmayın ki meme kanseri değil, erken teşhis edilememesi bu hastalığın ölüm sebebidir.

Meme kanseri,  erken teşhis ile en kolay atlatılan kanser türü olma özelliğine de sahiptir. Kendi kendinize yapacağınız muayene ve vücudunuzdaki değişiklikleri zamanında fark etmeniz sayesinde çok daha erken bir teşhis uygulayabilirsiniz.

Memede Ağrı Hissediyorsanız Doktorunuza Görünün!

Eğer şehir efsanelerine inanmayı tercih ediyorsanız, kanserin ağrı yapmadığını, memede ağrı varsa kanser olamayacağını düşünebilirsiniz. Oysa uzmanlara göre her kadın yaşamının bir bölümünde meme ağrısı çeker. Fakat bu ağrının birçok sebebi olabilir. Uzmanlara göre dikkat etmemiz gereken ağrı türü, aynı noktada devam eden ve uzun süren ağrılar olmalıdır. Eğer böyle bir ağrı gözlemlerseniz mutlaka doktorunuza görünerek ağrının sebebini öğrenmelisiniz.

Meme Kanseri Tanısı ve Erken Teşhis

 

Meme Kanseri Risk Faktörleri

50 yaşını geçmiş kadınlarda çok daha fazla rastlanan meme kanseri, 50 yaşın altında nadir de olsa görülmektedir. Yaşının hastalık için uygun olmadığını düşünüp kontrollerden kaçmak sağlıklı sonuçlara neden olmayacaktır.

Daha önce bir memesinde meme kanseri rastlanan kadınların diğer memelerinde kanser oluşma riski, normal bir kadına göre 4 kat daha fazla olacaktır. Ayrıca yumurtalık kanseri, rahim kanseri geçirmiş kadınlarda meme kanseri olma olasılığı normalden çok daha fazladır.

Ailede 1. Derecede (anne, baba, kız kardeş, kız evlat, erkek evlat) yakınlık seviyesi olanlarda daha önce meme kanseri geçirilmiş olmasının meme kanserine yakalanma oranını arttırdığı biliniyor.

Meme kanseri için diğer risk faktörlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Atipik değişiklik
  • Doğurganlık süresi
  • Lobuler Karsinoma İn Situ
  • Varsa daha önce yapılmış meme biyopsi sonuçları
  • Doğurganlık hikâyesi
  • Doğum kontrol hapı kullanımı
  • Östrojen hormonu tedavisi görmek
  • Sosyoekonomik seviyenin yüksek olması
  • Sigara kullanımı
  • Alkol kullanımı
  • Genç yaşlarda göğüs bölgesine uygulanan ışın tedavisi
  • Şişmanlık

Meme Kanseri Bulguları Nelerdir?

Memede ele gelen kist ya da kitlenin varlığı akla ilk olarak meme kanseri şüphesini getiriyor. Kist ya da kitleye rastlandığı anda incelenmesi ise oldukça önemli. Hem ileride oluşabilecek meme kanserinin tanısında yardımcı olan bu kistler hem de mevcut meme kanserinin belirtileri arasında yer alıyor. Özellikle kadınların sık sık elleri ile meme kontrollerini yapmaları, erken tanı açısından oldukça sağlıklı sonuçlar doğuruyor. Meme kanseri sadece kitle ile kendini belli etmez. Bazı durumlarda meme derisinde kalınlaşma, şişme ve renk değişikliği de meme kanserinin ilk bulguları arasında yer alabiliyor. Koltuk altında kitlenin en çok bilinen bulgu olduğu bilinse de farkındalık yaratan tek bulgu elbette bu değil.

Meme Kanseri Tanısı ve Erken Teşhis

Meme veya meme başında normal zamandan farklı olarak içeri doğru çekinti olması da meme kanseri bulguları arasında yer alıyor. Eğer çocukluk döneminden itibaren iki meme başınızda zaten içeri doğru çekik ise bunu kanser bulgusu olarak dikkate almamanız gerekiyor. Fakat bu çekinti sonradan ve tek meme başında olmuşsa doktorunuza mutlaka görünmenizi tavsiye ederiz. Meme başından gelen akıntı her durumda kanser belirtisi değildir. Özellikle sıkarak meydana gelen akıntılar, sarı-yeşil renkte ve boza kıvamında olan akıntılar normal kabul edilirken, meme başından sıkmadan kendiliğinden gelen akıntılar kanser bulguları arasında yer alıyor. Koyu kahverengi, siyah ve kan renginde olan akıntılar ile sıvı berrak renkte olan akıntılardan örnek alınmalı ve asla ihmal edilmemelidir. Meme başlarının pozisyonunda ve memenin şeklinde değişiklik görüldüğünde de mutlaka doktora başvurmalısınız. Sağlığınızın her şeyden kıymetli olduğunu ve önceliğinizi oluşturması gerektiğini asla unutmamalısınız. Rutin kontroller ve vücudunuzdaki değişiklikleri gözlemlemeniz ile meme kanseri hastalığını erken teşhis ile yenmeniz mümkün. Sağlıklı yarınlar için kendinizi ihmal etmeyin.