Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Evrim Aksoy Röportajımız

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Evrim Aksoy Röportajımız ! Kadın hastalıkları ve doğumla ilgili merak ettiğiniz soruların cevapları yazımızın devamında.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Evrim Aksoy, yenidoğan bebeklere dünyaya merhaba dedirten doktorlarımızdan biri. Kendisiyle kadınların kadın hastalıkları konusunda kafalarına takılan sorularını ve doğum hakkında merak ettiklerini konuştuk.

Sizleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Evrim Aksoy röportajımızla baş başa bırakıyoruz...

  • Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1976 Adana doğumluyum. 1992 yılında Üniversite sınavında İstanbul Tıp Fakültesi’ni (Çapa) kazanınca İstanbula geldim ve artık burada yaşıyorum. İhtisasımı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı üzerine Zeynep Kamil Hastanesinde yaptım. Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden de Üremeye Yardımcı Teknikler ve Tüp Bebek Eğitimi aldım. Uzmanlık sonrasında İstanbul’un A grubu kabul edilen özel hastanelerinde çalıştıktan sonra artık hastalarıma daha uzun zaman ayırabileceğim kendi uygulamalarımı keyifle yapabileceğim özel muayenehanemi açtım.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Evrim Aksoy Röportajımız

  • Genelde herkesin merak ettiği bir soru vardır, o da bu mesleğe nasıl başladınız, jinekolog olmayı nasıl seçtiniz?

Doktor olmamda halen Amerika’da Nefroloji klinik şefliği yapan dayıma özenmem etkili oldu. Kendisi 40 yıldır Amerika’da ve konusunda ünlü bir profesör. Ancak kadın hastalıkları ve doğum bölümünü seçmem Çapa yıllarımda kadın hastalıkları ve doğum stajında bir canlı doğum izleyip o mucizeye aşık olmam yüzündendir. Tıbbın  hiçbir branşında bu kadar mutluluk verici bu kadar mucizevi anlar yok, hala da inanılmaz etkilenirim her doğumdan...

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Evrim Aksoy Röportajımız

 

  • Türkiye’de özellikle kadınlar jinekologlara gitmeye çekiniyorlar ve bu yüzden de aslında birçok hastalığa önlem almakta gecikiyorlar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu konu eğitim ve zamanla daha yüz güldürücü bir seviyeye geldi bence. Hastalar artık şikayetlerini önemsiyor ve doktorla konuşmanın ayıp olmadığını benimsiyor. Belki periferde konu hala bir tabu ama zamanla oralarda da gelişip düzeleceğini düşünüyorum. Böyle olmak zorunda. Yıl 2016 artık ve teknoloji inanılmaz ilerledi. İnternet baş döndürücü bir gelişme. Herkes merak ettiği bilgiye, kişiye, doktora, hastaneye istediği anda ulaşabiliyor.

Yılda 1 Kere Pelvik Muayenenin Yapılması Önemlidir

  • Kadınların ne sıklıkla doktor kontrolüne gitmesini öneriyorsunuz?

Jinekolojik açıdan eğer gebelik yok ise, her kadın senede 1 kez pelvik muayene ki ultrasonla yapılması tercihimiz olmalı, aynı muayenede rahim ağzı kanserinin erken teşhis testi olan smear testini yaptırmalıdır. Bu muayene esnasında meme muayenesi de atlanmamalı gerekirse meme ultrasonu ve yaşına göre uygun ise mammografi istenmelidir.

 

  • En sık karşılaşılan, en yaygın kadın hastalığı nedir? Önlemleri nelerdir?

Jinekolojik açıdan en sık görülen hastalıklar kanser olanlar ve olmayanlar olarak ayrılmalı. En sık  kadın kanserleri meme, rahim ağzı, rahim kanserleri, yumurtalık kanserleri ve metastazlarıdır.

Kanser olmayanlarda ise cinsel yolla bulaşan hastalıkları çok sık görüyoruz. Maalesef virüslerle yayılımları çok fazla olan siğil ve benzeri hastalıklar da çok fazla.

Kadınların başında bir başka dert de kanama bozuklukları. Fazla kanamalar, düzensiz kanamalar, bunlara bağlı kansızlık şikayetleri de azımsanmayacak kadar sık gördüğümüz problemler.

Gebeliklerde Planlı ve Kontrollü Olmanın Önemi

  • Kadın Hastalıkları ve doğumla ilgili öne çıkan birkaç sorumuz var. Mesela hamilelik ve öncesiyle ilgili. Eskiden daha rahat bir süreç yaşanıyormuş gibi. Şimdi ise hamilelik daha planlı programlı gelişiyor. Öncesinde folik asit, vitamin takviyelerinden bahsediliyor. Bu süreçteki değişimin nedeni nedir?

Bu sorunuza yine internete kolay ulaşım diye cevap verebilirim. Faydaları olduğu gibi zararları da var tabi internetin. Planlı gebelikler görmemiz bu modern yaşamın sonucu. Herkes istediği zamanda, istediği kadar ve sağlıklı çocuk sahibi olmak istiyor ki bu da çok normal. Eskiden Zeynep Kamil Hastanesinde ihtisas yaparken doğurmak üzere olan hastalar gelirdi ve ancak doğumhaneye yetiştirebilirdik onları. Hiç ultrasona girmemiş, bebek sayısını bilmeyen, hiç vitamin kullanmamış gebeler olurdu bu hastalar.

Hiç unutmam yine böyle doğum üzeri gelen bir hastayı tam doğurtmuşken bebeğin göbek kordonuyla ilgileniyordum ki hasta bir daha ıkınmaya başladı ve sürpriz bir bebek kafası daha göründü. Hastanın ikiz gebeliği olduğundan haberi bile yoktu. Benim ilk yıllarımdı ve şaşkınlığım ve yüzümdeki ifade görülmeye değerdi sanırım...

Bence son dönemdeki gebelikler daha doğru yaşanıyor. Bilimin bize öğrettiği bilgiler ışığında örneğin biliyoruz ki gebelikten 2 ay kadar  öncesinde ve gebeliğin ilk 3 ayında folik asit alınması bebeğin nörolojik gelişimini destekliyor ve bir grup nöral tüp defekti denilen hastalığı önlüyor. E o zaman neden bu önlemi almayalım? Tabi ki kontrollü planlı gidelim ama kendi gebelerime de mutlaka başında söylüyorum ne olur pimpirikli olmayalım. İnternetteki her bilgi doğru değil. Okuyalım ama hekimimizle teyitleşelim. Gebelik doğal bir olay ve doğal yaşayalım..

 

Normal ve Sezeryan Doğum

  • Normal doğum ve sezeryanla ilgili de anne adayları ve ailelerin kafaları karışık. Burada sizin önerileriniz nelerdir?

Her ikisinin de birbirine üstünlükleri ve birbirine göre dezavantajları var. Bir kadın için vaginal doğum çok uygun olabiliyorken başka bir kadın için sezaryen uygun olabiliyor. Normal kelimesini burada kullanmak çok doğru değil.. Son derece anormal seyreden problemli vaginal doğumlar olabiliyor. Bu durumun yaşanmaması için önceden değerlendirip o hasta için en iyisini seçmek lazım. Bazı kadınlar vaginal doğum için o kadar uygun ki, bebek kayarak  geliyor, anne yorulmadan ıkınıp doğuruyor. Böylesi doğumları izlemek ve yaptırmak çok keyifli gerçekten.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Evrim Aksoy Röportajımız

 

  • Sizinle aynı mesleği yapmak isteyen okurlarımıza önerileriniz ne olur?

Sosyal medyadan instagramdan özellikle mesaj olarak çok geliyor. Henüz lisede doktor olmak istiyor ya da tıp fakültesinde kadın hastalıkları ve doğum ihtisası istiyor.Soru şu: Tavsiye eder misiniz ?

Evet elbetteki tavsiye ederim. Tek şartım şu: Bu mesleği çok severek yapacaksanız eğer. Aksi halde ne doktorluğu ne de kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığını yapmak mümkün değil. Bu meslekte uykusuzluğu, yorulmayı, haksızlığa uğramayı bazen nankörlüğü de yaşayabileceğinizi önceden kabul edecekseniz eğer. Para kazanmayı değil daha çok manevi tatminine razı olacaksanız eğer, elbetteki tavsiye ediyorum. Ben bir daha dünyaya gelsem yine seçer yine severek devam ederim...

 

Çok teşekkürler

Evrim Aksoy

Evrim Aksoy

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı: İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) - 1998 mezuniyet. Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi- Kadın Hast ve Doğum Uzmanlığı-2004- Mezuniyet. Yeditepe Üniv. Tüp Bebek Eğitimi - 2011 IVF sertifikası.
Gebelik Takibi ve Doğum, Vajinal Gençleştirme, Genital Estetik, Kızlık zarı problemleri, Ergen Jinekolojisi, Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve Tedavisi, Rahim Ağzı Kanseri Erken Teşhis ve Tedavileri, Düzensiz Adet Kanamaları, Menopoza Güncel Yaklaşım ve Tedavileri, İstenmeyen Gebelikler

No more pages to load

No more pages to load