Hayalinizdeki Ev Nasıl?

Hayalinizdeki Ev Nasıl? Bugün içinde bulunduğumuz dünyada insanların çoğu hayalini kurduğu evlerde/ binalarda yaşayamıyorlar. Peki sizin hayaliniz ne?

NEDEN YAZI YAZIYORSAK AYNI AMAÇLA BİNA İNŞA EDİYORUZ; BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN ŞEYLERİ KAYDETMEK İÇİN.

Hayalinizdeki Ev Nasıl?

Evinizi Seviyor Musunuz?

Mimarlık; dönemin ihtiyaçlarına ,insanların özlemlerine göre tasarım yapma yetisidir.Bugün içinde bulunduğumuz dünyada insanların çoğu hayalini kurduğu evlerde/ binalarda yaşayamıyorlar.

Önceden kırsal alanlardan büyük kentlere , metropollere gelmek büyük bir hayaldi. Tek katlı evlerden yüksek katlı binalara geçmek sınıf atlamak , modernleşmek adına büyük bir adımdı. Hayallerini sırtındaki yorganına saran , bavuluna istifleyen herkes kentin içince bir yer bulmak için adete yarışıyordu. Öyle ki gün geldi bu yarış insanları yormaya başladı ve günümüzün trendi şehir hayatından yorulan ,bunalan kentlinin’ doğal yaşam özlemi ‘olarak ortaya çıkmaya başladı. Çocukların resmettiği ile yetişkinlerin hayali aynı . .

Hayalinizdeki Ev Nasıl?

Hayalinizdeki Ev Nasıl, Nasıl Bir Evde Yaşamak İstersiniz?

Kent hayatı yaşayan insanlara, nasıl bir evde yaşamak istersiniz diye sorduğumda; Alınan yanıtların çoğu %90 lık bir oranla altta yazılanlar gibi,doğaya dönme özleminin yansımalarıdır.

Hayalinizdeki Ev Nasıl?

-Büyük bahçeli ,yemyeşil ağaçlar ,meyveler ,çiçeklerin olduğu bir ev

-Havuzlu ,büyük bahçeli ,villa

-Yeşil bahçe ,sakin huzurlu bir ev

- Müstakil ve kullanışlı , amerikan tarzı bir ev

-Bahçeli villa

Hayalinizdeki Ev Nasıl?

-Topraktan çok uzak olmayan ,alçak, doğayla içice bir ev

-Bir mahalle içinde ,az katlı, manzaralı bir ev

- Bahçeli bir evde yaşamak isterdim. Bahçemde sebze, meyve yetiştirmek isterdim.

-‘’Çok katlı bir binanın en üst katında’’ Sanırım en hoşuma giden yanıtlardan biri buydu .

Hayalinizdeki Ev Nasıl?

-‘’ Şehir merkezinde bir bina ancak mümkün olabildiğince geniş ve çok odalı bir ev, ideal bir ev benim için. Binanın çok katli olmasını tercih ederim. Dışarıdan içerisinin görünemeyeceği kadar yüksek katlarda yaşamak güzel olurdu. Binanın modern olmasından yanayım.’’

Elbette çoğunluğa tezat ,farklı görüşlerde mevcut. Kent hayatında yaşamaktan memnun olan, merkezi yerlerde ve yüksek katlı binalarda yaşama arzusunda olanlarda var, olmalıdır da..Binaların çok katlı olanlarını tercih edenlerin yüzdesi daha az .Her yapı doğru kurgulandığında yaşanabilir olur. Resimdeki çok katlı bina ekolojik örneklerdendir. İlerleyen yazılarda detaylı anlatılacaktır.Çok kısa söylemeliyim ki dikey ormanların hayatımıza girmeye başladığı bir dönemde bu yapılar son derece değerlidir.  Bir binanın 30. katında da balkonunuzun bir ormana dönüşebileceğini ,buranın her türlü canlıya ev sahipliği yapabileceğini ve kullanıcıya da doyumsuz bir doğal yaşam sunabileceğini görüyoruz. Kent içindeki çok katlı binalarda iyileştirilebilir ,modern ve yaşanabilir kalıplara oturtulabilir.

Hayalinizdeki Ev Nasıl?

Kentin dinamikleri ,kırsal olgulardan son derece farklıdır. Binalar / yapılar, çevresinden bağımsız ,içinde bulunduğu toplumdan izole düşünülemez.

İnsanlar tercihlerini söylerken aslında kişilikleri hakkında bize ipucu veriyorlar.

-‘’Orman içerisinde ,önünde göl olan ,büyük camlı ,büyük verandalı ve büyük bir ev’’

Hayalinizdeki Ev Nasıl?

Tercihlerimiz farklı olsa da çoğunluk için ortak bir konu var ; ister bir gökdelenin en üst katında, ister doğanın ortasında olsun hep büyük olsun . Büyük odalar ,büyük mekanlar , büyük balkonlar ..büyük bir ev..

‘Büyük’ olgusunun sonu yok elbette ancak günümüzde yaşadığımız lüks adı altındaki binalarda hatta rezidanslarda içice geçen mekanlarla iyice daralan alanlar ; kullanılamayan cephede dekor olan balkonlar, çıkılamayan teraslar maalesef hepimizde büyük mekan özlemi yaratmış durumda.

Eskiden eşyalar, kullanılan mobilyalar az ; evler büyüktü . Günümüzde evler küçüldü eşyalar çoğaldı. Ve evlerde bizler değil eşyalarımız oturuyor.

Misafirleriniz için değil kendiniz için yaşama alanları yaratın ve evinizin her bir m2 sini kullanın .

‘Evinizi ezbere değil ,keyfinize göre döşeyin ‘ diye salık veren ikea reklamlarına bu anlamda katılıyorum . Yapılar yapılırken belli bir kullanıcı profiline göre tasarlanır , mekanlar tefrişlere göre belirlenir.Kullanıcı olarak sizler, devraldıktan sonra mümkün olan ölçülerde revizyonlar yapabilir,kendi kimliğinizi yaşadığınız mekana katabilirsiniz .

Modern bir binanın tek katlı yada çok katlı olanında da ,eski bir yapının taş ,ahşap yada kerpiç olanında da yaşasanız yapının ruhuna göre yaşamadığınız sürece zorlamalar sizi mutsuz eder..

Her yapının bir yaşanma adabı vardır

Modern binada , amerikan mutfaklı bir eve sahip iken evinizde mantı açmayı ya da 0,18 m2 lik mutfak tezgahınızda kalabalık bir gruba davet vermeyi düşünmeniz sizi oldukça zorlar. Ve mutsuz eder. Ya da tam tersi kendine özgü niteliği olan ahşap yada taş bir evde ileri teknoji  ile yaşama arzusu ;duvarları ,döşemeleri tesisatla parçalanmış ve tüm doğallığını kaybetmiş ,naifliğine gölge vurulmuş mutsuz bir yapının ruhunu size yaşatır.

Yaşam tarzlarımızın ve tercihlerimizin sonucuna göre bir hayat yaşarız. Yoğun çalışan ve evine geç giden, evini sadece konaklama olarak kullanmak durumunda kalan insanlar için evin fonksiyonu ne kadar sınırlı ise tersi durumlarda da beklentiler bir hayli yüksektir. Mesele, kendimize uygun yapıları tercih edebilmemizdedir..

Çünkü bugün eleştirdiğimiz her şey içinde ruhu olmayan ,hayali kurulmadan,işin matematiğiyle oynanarak  yapılmış şeylerdir. Bizler kendimizi ne kadar iyi tanır ve tercihlerimizden ne kadar emin olursak o kadar doğru kararlar vermiş oluruz.

Hayalinizdeki Ev Nasıl?

‘’ Elinizdeki kısıtlı imkanlarla bile olsa cömert yapıtlar ortaya koymak imkansız değildir. İhtiyaç duyulan tek şey insanların dokunabileceği , bir parçası haline gelebileceği ,hissedebileceği yapıtlar yaratmak için vizyon sahibi olmak ve arzu etmektir.

Mimarlık ,başka insanlardan izole edilmiş binalar değil ,insanlar için yaşama alanları yaratmak demektir..’’    Balkrishna Doshi

Sizin için önemli olan şeyleri kaydedin…

Nasıl bir ev hayaliniz olursa olsun sıcacık ,samimi ve sizi yansıtan bir ev olsun ..

 

 

 

Gülendam Kalkan

Gülendam Kalkan

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mimarlık bölümünden mimar olarak mezun oldu. Pek çok mimarlık ofisi ve şirketlerde çalıştıktan sonra 2011 yılında Ecomondesign Architecture & Energy adlı mimarlık ofisini kurdu.2008 yılından itibaren enerji ve ekoloji konularıyla ilgilenerek yurtiçi ve yırtdışında konferans ve workshop’lara katıldı.Halen bu konular üzerine araştırma ve çalışmalar yapmaktadır. Aktif olarak özel bir şirkette mimarlık mesleğine devam etmektedir.

No more pages to load

No more pages to load