Çocuk sahibi olmak, annelik duygusunu, tatmak kadınları hem çok heyecanlandıran hem de korku ve endişe duygularını yoğun bir şekilde yaşatan bir süreçtir. Bir taraftan içinde oluşmaya başlayan yeni bir hayatın heyecanı diğer bir taraftan da yaşanılan değişimlere adapte olmanın zorlukları arasında gidilip gelinir. Hamilelik sürecinin başlamasıyla birlikte anne adayları için fiziksel ve ruhsal anlamda hızlı bir değişim süreci de başlamış olur. En temel anlamda fiziksel belirtiler; mide bulantısı, sürekli uyku hali, koku almada hassasiyet, baş dönmesi ve karında büyüme şeklinde görülmektedir. Fiziksel belirtilerin yanı sıra ruhsal anlamda olay ve durumlara karşı aşırı hassasiyet gösterme, duygu yönetiminde kontrol kaybı yaşamak gibi psikolojik belirtiler kendini gösterebilmektedir. Bahsedilen bu belirtiler ortaya çıkabileceği gibi farklı fiziksel ve ruhsal belirtilere de rastlanabilmektedir.  Süreç, her anne adayı için ayrı bir şekilde gerçekleştiği gibi annelerin her doğumu da kendi içinde birbirinden farklılıklar gösterebilmektedir. Anne adayları için doğum sürecinde farklı belirtilerin ortaya çıkmasında fiziksel özellikler, o dönem içindeki hissedilen stres yoğunluğu ve genetik aktarımla taşınan özellikler olarak sayılabilmektedir. Buna göre kimi anne adayı bu dönemi hafif ve rahat bir şekilde yaşarken kimi anne adayları zorlu, sancılı ve kaygılı bir şekilde yaşayabilmektedir. Gebelik Kolestazı da bu sürecin bir parçası olarak ortaya çıkabilmektedir.

Gebelik Kolestazı Nedir?

Anne adaylarının bu dönemi, sorunlu bir şekilde geçirmesinde genellikle ortaya çıkan fiziksel rahatsızlıklar etkili olmaktadır. Anne karnında bebeğin büyümesi sırasında annenin sahip olduğu kan ve vitamin değerlerinde kayıp yaşanmasına bağlı olabileceği gibi vücut direncinin düşmesine de bağlı olabilmektedir. Hamilelik sırasında ortaya çıkan bazı rahatsızlıkların da kesin bir sebebi bulunmamaktadır. Bu rahatsızlıklardan biri de gebelik kolestazı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kolestaz, karaciğerde ya da karaciğer dışında safra yollarında meydana gelen bir engel sonucu safra akımında yavaşlama olma hali ya da safra akımının tamamen durma hali olarak tanımlanmaktadır. Gebelik kolestazı, kendisini gebelik sırasında karaciğeri fonksiyonlarında bozulma olarak gösterdiği için bu şekilde adlandırılmıştır. Rahatsızlığın ortaya çıkmasında bugüne kadar henüz net bir neden belirlenememiştir. Bununla birlikte her rahatsızlıkta olduğu gebelik kolestazı da belli bazı riskler taşıyabilmektedir. Bu yüzden teşhisin konulmasının ardından gebelik sırasında ve sonrasındaki 3 haftalık süreçte düzenli kontrollerin yapılması büyük önem taşımaktadır.

Gebelik Kolestazı Belirtileri ve Tedavi Aşamaları

Henüz kesin ve net bir nedeni belirlenemeyen gebelik kolestazının, diyet ya da mevsimsel değişiklikler gibi sebepler sonucu oluştuğu varsayılmaktadır. Rahatsızlık, ülkemizde çok sık görülmemekle birlikte düşük oranlarla da olsa oluşabilmektedir. Dünya geneline bakıldığında özellikle Güney Amerika ülkelerinde ve İskandinav ülkelerinde daha sık gebelik kolestazı vakalarına rastlandığı saptanmıştır. Rahatsızlığın başlıca belirtisi sıklıkla elde ve ayakta daha seyrek olarak bacak ve göğüslerde görülen yoğun şekilde kaşıntıdır. Kaşıntı belirtisinin yanı sıra idrar renginde koyulaşma veya dışkı renginde açılma gibi belirtilere de rastlanmaktadır. Bahsedilen bu belirtiler gebeliğin herhangi bir döneminde ortaya çıkabilmektedir. Gebelik sonrası gebelik kolestazının düzelmesi beklenmektedir. Belirtilerin diğer pek çok rahatsızlıklarda görülen belirtiler olması dolayısıyla teşhisin koyulmadan önce yapılması gereken bazı testler bulunmaktadır.

  • Öncelikle ciltte görülen kaşıntının sebebinin egzama gibi başka deri problemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilmelidir.
  • Bununla birlikte karaciğer fonksiyon testleri, safra tuzu testi, kan testi gibi bir dizi test uygulaması gerçekleştirilerek karaciğer fonksiyonlarında yaşanan anormal süreçlerin farklı nedenlerinin olup olmadığı araştırılmalıdır.
  • Bundan sonraki aşamada, ultrason üzerinden karaciğer bozuklukları ve safra tuzu değerleri kontrol edilmelidir.
  • Yapılan tüm testler sonucunda herhangi farklı bir bulguya rastlanmaması durumunda gebelik kolestazı teşhisi koyulmaktadır.

Gebelik Kolestazı Nedir?

Gebelik kolestazının uygulanan net bir tedavi yöntemi bulunmamakta, bunun yerine rahatsızlık veren belirtilerden kaynaklı şikâyetlerin giderilmesi için çözümler üretilmektedir. Şikâyet konusunun çoğunlukla yoğun kaşıntı olması dolayısıyla genellikle kaşıntı önleyici krem ve merhem önerisinde bulunulmaktadır. Buna ek olarak karaciğerde safra tuzu oranının birikmesini önleyici ilaç tedavisi ve K vitamin takviye uygulaması yapılmaktadır. Rahatsızlığın teşhisi sırasında yapılan test sonuçlarında teşhis koyulması için gerekli koşulların oluşmamış ancak belirtilerin devam ediyor olması durumunda düzenli aralıklarla doktor kontrolüne devam edilmelidir. Böylece karaciğer değerlerinin olması gereken seviyelerde olup olmadığı yakın takip altına alınmış olacaktır. Kontrollerinin doğum sonrasındaki 3 hafta sonuna kadar devam etmesi tavsiye edilmektedir.