Sinema, görsel olduğu kadar aynı zamanda da işitsel de bir endüstridir. Her iki duyuyu aynı anda harekete geçirerek sizi içine çeker. Her ne kadar okumanın zihinlerde yarattığı hayal gücünü baltaladığı yönde kitap kurtları tarafından eleştirilere maruz kalmış olsa da bu durum aslında iyi bir film için geçerli değildir. Başarılı bir film ile seyirci üzerinde aynı anda birden fazla kitap okuduğu hissini yaratmak mümkün olabilmektedir. İyi yönetilmiş bir film ile okurken hayalini kurduğunuz dünyanın içinde kendinizi deneyimleme şansını yakalamış olursunuz. Roman Polanski’nin de dediği gibi, “sinema size bir salonda oturmakta olduğunuzu unutturmalıdır.”  Başarılı filmler, tam da bu sözle paralel bir şekilde seyirciyi zamandan ve mekândan ayrıştırıp kendi dünyasına çekmektedir. İşte hayatın anlamını sorgulatacak film önerileri.

Hayatın Anlamını Sorgulatacak Film Önerileri

  • Fight Club (Dövüş Kulübü)
  • İşte hayatın anlamını sorgulatacak film önerileri.

 

  • Bilinen bir otomotiv firmasında iyi bir noktada bir işe sahip olan anlatıcının tekdüzeleşen hayatında yaşadığı uykusuzluk sorunundan şikâyet etmesi ile başlamaktadır. Doktorunun tavsiyesiyle kanserli hastaların terapi grubuna katılmaya başlar. Burada Marla ile tanışır. Anlatıcımız ile Marla, yaşam tarzları ve kendi iç hesaplaşmaları ile günümüz dünyasındaki tüketici çılgınlığına dikkat çekiyor.
  • 3 idiots (Üç Aptal)

 

  • İşte hayatın anlamını sorgulatacak film önerileri.

Hindistan’da mühendislik bölümünde okuyan ve okulun yurdunda aynı odayı paylaşan üç genç ve Profesör Viru arasında gelişen dostluk ile eğitim sistemi sert bir o kadar da mizahi bir şekilde sorgulanmaktadır.

  • To Kill Mockingbird (Bülbülü Öldürmek):

          Pulitzer ödüllü romandan sinemaya çevrilen film, küçük bir kızın gözünden anlatılıyor. ABD’de asılsız bir iddia sonucu yargılanmak durumunda kalan ve onu savunmakla görevlendirilen avukatın bölge sakinleri ile karşı karşıya kalması sonucu verdiği mücadeleyi konu almaktadır.

  • La Vita e Bella (Hayat Güzeldir):

Film, İkinci Dünya Savaşında Yahudilere karşı yapılan soykırımı, çocuk bakış açısından değerlendirmektedir. Neşeli ve karizmatik olan İtalyan Yahudi’si Guido ile aristokrat ve Yahudi olmayan bir aileden güzel Dora’nın birbirlerini severek evlenip çocuk sahibi olmalarından bir kaç yıl sonra savaş patlak verir. Baba ve oğul, Yahudi oldukları için toplama kampına gönderilirler. Bir babanın savaş ortamında dahi oğluna sevgiyi, umudu en güzel anlatışı niteliğindedir.

  • Volver(Dönüş): Anne-kız ilişkisi, ölüm ve tek başına bir kadın olarak hayatta kalma mücadelesini hem gözyaşları hem de kahkahalar eşliğinde yaşatan ağlarken güldüren, güldürürken sorgulatan çarpıcı bir film.