Hindistan’ın ve Uzak Doğu’nun bilge insanları günümüzden 5000 yıl kadar önce cinselliğin önemini kavramışlardı. Bu insanlara göre cinsellik, bedenin istediği kadar ve doğal yaşanmalıydı. Bu olgu Batı da ancak 21. Yüzyılın başlarında evrensel görüşlerin içinde yer alabildi. Tantra, beş bin yıl öncesinden günümüze gelen, Hindistan kaynaklı bir öğretidir. Bu öğretiye göre kadınlar ve erkekler eşit. Hiçbir tabu yok. Ancak, kadının cinsel enerjisi ön planda tutuluyor. Tantra öğretisi binlerce yıldır gizemini koruyor. Tantraya bir nevi cinsel doyumun doruklarda yaşandığı bir öğreti de diyebiliriz. Çünkü buna göre cinsel birleşme hedefi yok ve cinsellik yalnızca bedensellikten çıkıp, bedensel ve ruhsal dokunma ile , doyumla birlikte deneyimlenen bir olgu olarak yaşanıyor. Çünkü tantracılara göre cinsellik, bedenin gereksinimi olduğu kadar ruhun da gereksinimi olarak tanımlanıyor.

Cinsellik - Bedensel ve Ruhsal Dokunma

Bedensel ve Ruhsal Dokunma İle Cinselliği Yeniden Keşfedin

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Tıbbi Seksolog Dr. Akif Poroy, orgazm tedavisi, erken boşalma ve cinsel enerjinin yükseltilmesi için cinselliğin yüceltildiği, Hindistan kökenli  Tantra öğretisinin  faydalı olduğunu savunuyor.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batı dünyasında da benimsenip yayılan bu öğreti, Almanlar ve Amerikalılar tarafından tekrar yorumlanıp basılıyor ve öğretideki bilgiler, bazı tıbbi seksologlar tarafından kullanılıyor. Dr. Akif Poroy, Uzakdoğu kaynaklı bu felsefenin bizim insanımız için de fayda sağlayabileceğini düşünüyor. Dingin bir yaşam, cinsel yeteneklerin geliştirilmesi ve daha doyumlu, sağlıklı günler için öğretinin temel felsefesinin yayılmasının gerektiğini savunuyor.

Kadının cinsel gücü daha fazla

“Tantra” öğretisinde tıbbi seksoloji açısından çok önemli bir gerçek var. Bu öğretide kadın-erkek eşit hatta kadın erkeğe göre yönetici ve daha üst bir konumda. Tantra gibi kadim kültürlerde kadın hep “Tanrıça” olarak görülmüştür. Kadının cinsel gücü daha fazladır. Kadın, multi-orgazm (arka arkaya orgazm), istediği kadar cinsel birleşme ve doğurganlık yeteneğine sahip olduğu için, kozmik enerjinin yani doğa enerjisinin merkezini oluşturur. Kadın ve erkeğin birbirini tamamladığı cinsel ortamda, kadın erkeğin enerjisini ortaya çıkarıcı, yükseltici ve çözücü konumdadır. Eşler burada derin bir odaklanma içinde; birbirlerine dokunarak, adeta birbirlerini yücelterek sevgiyi ve aşkı yaşar.

Bizim toplumumuzda olduğu gibi geleneksel birçok toplumda cinsellik ayıp ve günah gibi algılanıyor. Bu durumda “Öyleyse neden ürüyoruz, neden cinsel organlarımız var?” gibi felsefi sorular da akla gelebilir. Antik çağdan günümüze baktığımızda mağara resimlerinde cinselliğin yüceltildiğini görüyoruz. Bu, tanrının bize verdiği çok yüce bir olgu. Ama onu ayıp, günah diye nitelendirdiğiniz zaman normal cinsel enerjiyi yaşayamıyorsunuz. Zaten dünya üzerinde yaşayan değişik toplumların ve onları yönlendiren eğilimlerin sonucu, tüm insanların cinsel fizyolojisi aynı olmasına rağmen, cinsellik değişik toplumlarda değişik şekillerde yaşanıyor. Bu baskılar ne kadar çoksa o kadar mutsuzluk gözlemleniyor.

Tensel bir olma hali yaşanıyor

Tantra’da cinsellik apar topar yaşanan bir olay değil. Aslında bir iletişim ve enerjinin nakledilmesi olayı. Bu iletişim şekliyle kişi kendini açarak, hiçbir şey beklemeden, belirli noktalara dokunarak ve masajlarla, kendindeki enerjiyi karşı tarafa yansıtmaya çalışıyor ve eşi de buna karşılık veriyor. Oysa günümüzde cinsel birleşmeler, sanki mücadele veren iki düşman gibi yaşanırken, Tantra’da adeta dans eder gibi bir ahenk ve “Tensel bir olma” hali yaşanıyor. Tantra öğretisinde telaş yoktur, hedef yoktur. Bu anlamda birleşme hedefi de yoktur ama sonuçta oraya giderse, gidecektir. Ancak burada kişinin korkulardan, tabulardan, kıskançlıktan kendini arındırması, kendi doğasına dönmesi gerekiyor. Erken boşalmadan orgazm olamamaya kadar fayda sağlayabilen Tantra’yı, cinsel yeteneğini yükseltmek isteyen insanlar için de öneriyoruz. Ancak her isteyen, Tantra seminerlerine katılamaz. Tantra binlerce yıl yaşayan bir öğreti ve bu öğretide esaslar, ustadan çırağa ağızdan kulağa öğretiliyor. Gizemli bazı yönleri var. Öğretiler bunlara saygı duyacak ve felsefeyi algılayabilecek kapasitede olan insanlara, usta tarafından öğretiliyor. “

Mutluluğa giden yeni yol

Tantra’da gizem, spirüalite ve masaj gibi ritüeller ön planda. Tantra öğretisi, bugünkü cinselliğe (Günübirlik ilişkiler, tatminsizlik, aldatma, çok eşlilik) karşı yeni bir atılım, mutluluğa giden yeni bir yol olarak karşımıza çıkıyor. Uzakdoğulular, cinsel enerjiyi yaşam enerjisi olarak değerlendiriyorlar. Bu inanca göre, yaşam enerjisi kişiyi hastalıklardan koruyor ve vücuttaki dengeyi sağlayark, kişinin dingin hale gelmesini sağlıyor.