Mükemmel tasarlanmış dev bir heykelin boşluklarında gezinmek, kıvrımlarında kaybolmak, yarattığı hissiyatla bambaşka bir dönemde tarifsiz hissiyatlara kapılmak…

Casa Mila

 

Ününü çok duymuşsunuzdur listenizde sıranın başlarındadır, merakla beklersiniz görmeyi . Acaba fotoğraflardaki gibi mi ya da anlatıldığı kadar var mı der durursunuz ? Hani bazen beklentiniz çoğaldığında gerçekliğiyle karşılaşmak hayal kırıklığı yaratır ya işte; bunların hiçbirinin olmayacağı, bu kadarını tahmin dahi edememiştim diyeceğiniz bir yapı: Casa Mila .

Casa Mila

Casa Mila

 

Yan yana sıralanmış binalar arasında caddeye en güzel yerinde konumlanmış dev bir heykeldir, bu apartman binası..Yapıldığı dönemde kıymeti bilinemeyip,anlaşılamayan eserlerden..

Sonrasında ise bulunduğu şehre kimlik kazandıran dünya miras listesine girmiş, bir mimar olarak en etkilendiğim binalardan biri olmayı başarmıştırJ

Bir adam bundan 100 yıl önce içinde yaşadığı şehrin tüm dinamiklerine tezat, mesleğinin dönemsel akımlarından uzak, çağının tüm teknolojilerinden ilerde ruhunun ve zihninin farklılaştırdığı duruşuyla günümüzde adından bir dahi olarak bahsettirecek eserler tasarlamış ve inşa etmiştir.

Casa Mila

 

Casa Mila

 

Tam bir Art Nouveau akımı temsilcisi olan Antonio Gaudi savunduğu felsefeyi layıkıyla icra etmiştir. Düz çizgilere ve sadeliğe karşı kıvrılan, bükülen çizgileri ve süslemeleri savunmuştur.

Süslemenin mimarinin kaynağı olduğuna inanmıştır.

Kapı kulpundan balkon korkuluğuna, yerdeki döşemeden doğramanın camına kadar her bir detaya ustalıkla yaklaşmıştır. Mobilyalardan bataryaya, tül perdeden sandalyeye her bir elemanı kendisi tasarladığı için yapı içindeki hiçbir eşya sizi rahatsız etmez.

Casa Mila

 

Binaya girdiğiniz andan itibaren zamanla yarışmaya başlarsınız. Ne yana bakacağınızı ve ne anlam vereceğinizi bilmez haldeyken bir yanınız olduğu yerde saatlerce kalmak isteyecek, diğer yanınız müthiş bir merakla göreceklerine koşmak isteyecektir. Bu öylesine zamansız bir hal yaratacak ki bazen içine alacak sanki orası sizinmiş, kendi evinize gelmişsiniz hissi verecek, bazen de hiç alışık olmadığınız bu formlar size ait olmağınız kendi gerçekliğinizi hatırlatacaktır. Sürekli bir duygu durum karmaşasıyla mekanı keşfetmeye devam edeceksiniz. En çokta hayıflanacaksınız. Soluksuz vardığınız binanın son katında biraz dinlenip, şehre şöyle yüksek bir noktadan bakayım dersiniz, lakin karşınıza çıkan manzara sizi uzun süre kendinize getiremez.

Casa Mila

 

Gördüğünüz anda neye benzeteceğinizi bilemediğiniz dev heykelsi şeyler binanın bacalarıdır. Mimari bir eleman olarak göz ardı ettiğimiz ve yalnızca fonksiyonel çözümlerine kafa yorduğumuz bacalardan kim derdi ki bir sanat eseri olarak bahsedilecek?

Casa Mila

 

Casa Mila

 

Binayı gezerken tarif edemediğiniz duygular son katta tanımını bulmuş olacaktır. Düzen mi karmaşa mı, zerafet mi derken doğru tanıma ulaşırsınız: Kayıtsızlık .

Bu bina, çevresindeki tüm oluşumlara kafa tutması, kendini aykırı bir biçimde net olarak ortaya koymasıyla sizi etkileyecek. Bizler dikkatsizliğin, umursamazlığın ağırlığını silkinip üzerinden atmış gibi görünen binalara hayranlık duyarız.

Herkesin çok meşgul olduğu, kimsenin ince ayrıntılara dikkat etmediği bir dünyada sabrın, cömertliğin, nezaketin, hatta sevginin simgesi haline gelebilecek detaylardır bizi etkileyen.

Casa Mila

 

Dönemin estetik anlayışına kafa tutmakta cesaret işidir, kendini tekrar etmeyen detaylar emeğin sanata dönüşmesine sebep olmuştur.

Casa Mila

 

Aydınlatma ve havalandırma çözümleriyle ıslak hacimler dahil tüm mekanların gerekli gün ışığını alması sağlanmış; doğrama boyutları ,yerleşimleri ve menfezleri ile doğal havalandırmalar sağlanmıştır. Bu akılcı çözümlerle  teknik konuların estetik kaygının önüne geçilmesi engellenmiştir

Zarif dokunuşlar, yalnızca akıl ve mantıkla yapı yapılmayacağını, taşları oyarak ya da tavanlara resimler çizerek yapılara ruh katılabileceğini göstermektedir

“Atölyemin hemen dışındaki ağaç benim akıl hocam” diyebilen bir mimarın doğaya olan saygısı, onu yorumlayışı ve yapıya olan katkısı sonucu mimarlığa farklı bir yorum kazandırılmıştır.

Bina günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

 

Fotoğraflar : Gülendam Kalkan

 

 

 

Yazar Hakkında

Gülendam Kalkan

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mimarlık bölümünden mimar olarak mezun oldu. Pek çok mimarlık ofisi ve şirketlerde çalıştıktan sonra 2011 yılında Ecomondesign Architecture & Energy adlı mimarlık ofisini kurdu.2008 yılından itibaren enerji ve ekoloji konularıyla ilgilenerek yurtiçi ve yırtdışında konferans ve workshop’lara katıldı.Halen bu konular üzerine araştırma ve çalışmalar yapmaktadır. Aktif olarak özel bir şirkette mimarlık mesleğine devam etmektedir.