Adını Büyük İskender’in kız kardeşi “Thessaloniki” den alan, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan, bir dönemin kozmopolit şehirlerinden, Kuzey Yunanistan’ın en gelişmiş ve başkent Atina’dan sonra  en büyük ikinci şehri Selanik…

Sekanik

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Atatürk’ün ve Türk Edebiyatı’nın en önemli şairlerinden Nazım Hikmet’in doğum yeri Selanik…

Bizden bir şehir, İzmir’in kardeşi, bir Osmanlı şehri Selanik…

Tarihçe:

Şehir, M.Ö 315 yılında, Büyük İskender’in kız kardeşi Thessaloniki’nin kocası Makendon Kralı Cassander tarafından kurulur. Kuruluşundan iki yüzyıl sonra Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine giren Selanik, bu dönemde en parlak devrini yaşar. Ticaret, sanat ve zanaat çok gelişmiş, tüm Balkan bölgesinin merkezi haline gelmiştir. Tarih boyunca Gotlar, Persliler, Araplar ve Türklerin saldırılarına maruz kalan şehir, sonunda Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyetine girer.  1430 yılında ise 500 yıllık Osmanlı egemenliği başlar.

Osmanlı döneminde bölgede Müslüman nüfusun arttırılması amacıyla Anadolu’dan getirilen Türkler Selanik’e yerleştirilir. 1492’de ise İspanyol zulmünden kaçan Seferad Yahudilerinin bir çoğu Selanik’e sığınır. Nüfusun yüzde kırkını oluşturan Yahudiler 2.Dünya Savaşında Nazi işgalinin kurbanı olur ve katledilir.

20.yy. başında Jön Türklerin ana karargahı olan şehir, II.Meşrutiyet ilanına da tanıklık eder. Balkan Savaşları neticesinde şehir 1912’de Yunanistan sınırlarına dahil olacaktır. 1917 yılındaki büyük yangın Selanik’in %80’ni yok eder. 1923’te gerçekleşen Mübadele sonrasında Anadolu’dan getirilen Rum asıllı vatandaşlar Selanik’e yerleştirilir.  Bu gün Selanik’de yaşayanların büyük bir kısmı Anadolu kökenlidir.

Selanik Atatürk Evi (“Pembe Ev”)

selanik

Atatürk’ün Selanik’te 1881 yılında doğduğu, çocukluğunu ve gençlik döneminin bir kısmın geçirdiği tarihi üç katlı pembe boyalı ev bugün müze olarak hizmet vermekte. Binanın bitişiğinde Türk Konsolosluğu bulunuyor.

Pembe Ev, Atatürk’ün 1906 yılında kurmuş olduğu “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti”’nin bir çok gizli toplantısına da tanıklık etmiş. 1907 yılında Trablusgarp’a giden Atatürk, doğduğu kente bir daha hiç dönmemiş. 1912’de Balkan Savaşı kaybedilince Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım ve kız kardeşi Makbule Hanım İstanbul’a taşınmış ve eve Yunanlı bir aile yerleşmiş.

1933 yılında, Selanik Belediyesi tarafından Türk-Yunan dostluğu ve Balkan Konferansının bir hatırası olarak, Türkiye Büyükelçisi, Makedonya Valisi ve Selanik Belediye Başkanının katıldığı bir törenle, Atatürk’ün doğduğu evin çift kanatlı kapısının sağ köşesine mermer bir plaka yerleştirilmiş. Plakanın üzerinde Türkçe, Yunanca ve Fransızca olarak:

“Türk Milletinin büyük müceddidi ve Balkan İttihadının müzahiri GAZİ MUSTAFA KEMAL burada dünyaya gelmiştir. İş bu levha Türkiye Cumhuriyetinin onuncu yıldönümü münasebetiyle konulmuştur. Selanik, 29 Birinciteşrin 1933” yazmakta.

Selanik Belediyesi daha sonra evi Yunanlı sahibinden satın alarak 1937 senesinde Atatürk’e hediye etmiş. Türk konsolosluğu tarafından onarımı yaptırılan Ev, 1953’de müze olarak ziyarete açılmış.

Selanik Surları

Sekanik

Selanik surları şehrin kuruluşundan hemen sonra inşa edilmiş. Uzunluğu sekiz kilometre civarında olan surlar bütün şehrin etrafını çevreleyecek şekilde ve kenarlarında dörtgen kuleler bulunmakta. Osmanlı döneminde surlarda ve büyük kulelerde bazı değişiklikler yapılmış, deniz kıyısındaki surlar ise yıkılmış.

Eski şehrin en yüksek noktasında bulunan Akropolis Surları ve Osmanlı dönemindeki ismiyle YediKule mutlaka ziyaret edilmeli. Tepeden görünen Selanik manzarası da harika. Surları arkanızda bırakıp aşağıya doğru inmeye başladığınızda Ana Poli semtinde dar Arnavut kaldırımlı sokakları, Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan evleri ve köşkleriyle tanıdık gelen bir yer çıkıyor karşınıza: “Çınar Mahallesi”.

Antik Roma Agorası (“Forum”)

Sekanik

Selanik’in merkezinde bulunan, Helen dönemindeki eski Agora’nın üzerine inşa edildiği tahmin edilen Agora, tüm şehrin sosyal, ekonomik, idari, kültürel ve dini merkezi imiş.

Galerius Kemeri (“Kamara”)

Sekanik

Halk arasında “Kamara” adı verilen yapı İmparator Galerius tarafından 4.yüzyılın başlarında Pers’lere karşı kazanılan zaferin anısına yaptırılmış. Üst tarafı yıkılan yapı kısmen ayakta.  Günümüze ulaşabilen sütunların üzerinde elde edilen zaferin anlatıldığı mermer kabartmalar bulunuyor.

Galerius Sarayı

Roma İmparatorluğu komutanlarından Galerius şehrin güney doğu bölgesinde gösterişli bir saray inşa ettirmiş. Denize karşı inşa edilen sarayın günümüze dek ayakta kalan bölümleri kötü durumda olsalar da, yer mozaikleri ve mermer döşemeler sarayın ne kadar gösterişli olduğunu göstermekte. Yapılan kazılar ile bir kısmı gün ışığına çıkarılabilen kalıntılar, sarayın bir parçası olan Kamara’nın hemen aşağısında bulunmakta.

Beyaz Kule

Sekanik

Şehrin simgesi haline gelmiş Beyaz Kule, deniz kıyısında eski bir Bizans kulesi üzerine Osmanlılar tarafından Venedikli mimarlara inşa ettirilmiş. 30 metre yüksekliğinde ve 70 metre çapındaki Kule günümüzde müze olarak hizmet vermekte. Geçmişte Kulenin, kale, garnizon ve en son da zindan olarak kullanıldığı söylenmekte.  Padişah’ın emriyle Kulede bulunan tüm mahkumların öldürülmesi üzerine yapı Kanlı Kule olarak da anılmış. Şehir, Yunan topraklarına katıldıktan sonra arınmayı temsilen vaftiz işleminden geçirilip beyaza boyandığından Beyaz Kule olarak adlandırılmış ancak zamanla üzerindeki beyaz boya dökülünce Kule orijinal rengine dönmüş.

Beyaz Kule’nin yanında bulunan Büyük İskender heykeli de oldukça etkileyici.

Agios Georgios Kilisesi (“Rotonda”)

Sekanik

Selanik’in en eski ve gösterişli yapılarından mozaikleriyle ünlü Rotanda, ismini dairesel şeklinden almakta. İmparator Galerius’un mozalesi olarak inşa edildiği söylenen Rotonda sonradan kilise olarak kullanılmış. Osmanlı döneminde camiye çevrilerek bir minare eklenen yapı, şehrin Yunanlılara geçmesinden sonra kilise olarak ibadete açılmış.

Agios Dimitrios Kilisesi

Selanik’in en önemli kiliselerinden Agios Dimitrios Kilisesi, şehrin koruyucusu olduğuna inanılan Aziz Dimitri’ye adanmış. Osmanlı döneminde camiye çevrilen kilise, 1917 tarihli yangında büyük hasar görmüş ve yenilenerek 1949’da kilise olarak ibadete açılmış. UNESCO dünya kültür mirası listesine kaydedilen kilisedeki mozaikler ve  ikonalar görülmeye değer.

Agia Sophia Kilisesi

Sekanik

Selanik’in merkezinde bulunan Ayasofya (Kutsal Bilgelik) Kilisesi, İstanbul’daki Ayasofya temel alınarak yapılmış. 16. yüzyılın başına kadar katedral olan Ayasofya, Osmanlı egemenliği sırasında camiye dönüştürülmüş. 1912 senesinde Selanik’in Yunan topraklarına katılması üzerine tekrar kiliseye çevrilmiş. Kubbeli ve haç şekilli kilisenin iç duvarlarında etkileyici mozaik ve freskler bulunmakta.

Agios Panteleimonas Kilisesi (“İshakiye Camii”)

Sekanik

Selanik merkezinde bulunan kilise haç şeklinde. Osmanlı döneminde camiye çevrilen kilise İshakiye Camii ismini almış, sonradan tekrar kiliseye çevrilmiş.

Vlatadon Manastırı

Sekanik

Akropolis yakınlarındaki Manastır yıllar içerisinde bir çok değişikliğe uğramış. “Haç” şeklinde yapılan Manastırda çok değerli freskler bulunmakta.

Müzeler

Selanik ve çevresinde yapılan kazılarda elde edilen tarihi eserlerin sergilendiği, sürekli ve kalıcı sergi salonunun dışında geçici sergilere ev sahipliği yapan Selanik Arkeoloji Müzesi; Bizans kültürünü yakından tanıma imkanı veren Bizans İmparatorluğuna ait koleksiyonların sergilendiği, daimi sergi salonlarının haricinde dönemsel sergilere de ev sahipliği yapan, 2005 yılı müze kültürel miras alanında Avrupa Konseyi onur ödülüne layık bulunan, Yunanistan’ın son yıllarda yapılan en iyi mimariye sahip kamu binası  Bizans Kültür Müzesi; 1906 tarihli neoklasik bir binada hizmet veren,   Kuzey Yunanistan Bölgesi’nin geleneksel kültürünü, binlerce ev eşyası, mobilya, kıyafet, süs eşyaları, dini eşyalar ve dönemin ev maketleri ile tanıtan Makedonya – Trakya Folklor ve Etnografya Müzesi; Makedonya’nın kurtuluşu amacıyla verilen mücadeleye ilişkin belgelerin, mücadele verenlerin kıyafet ve eşyalarının, fotoğraflar ve maketlerin sergilendiği Makendonya Mücadele Müzesi; Selanik tarihinin sergilendiği Beyaz Kule Müzesi;

şehirde ziyaret edilmesi tavsiye edilen müzeler.

Selanik’te Kalan Osmanlı Eserleri

Selanik’te Osmanlı döneminde yapılan bir çok önemli eser bulunmakta. İlk akla gelenler arasında; günümüzde bir kültür merkezi olarak faaliyet gösteren Alaca İmaret Camii; ismini şehri fetheden Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey’den alan Hamza Bey Camii; Yahudilikten Müslümanlığa geçen cemaat tarafından İtalyan Mimar Vitaliano Poselli’ye yaptırılan ve Selanik’te yapılan son cami olması bakımından önem taşıyan, bir dönem Arkeoloji Müzesi olarak da hizmet veren, günümüzde ise kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan Yeni Camii; Yunanistan’da ayakta kalabilmiş en büyük hamam Bey Hamamı; kültür merkezi olarak faaliyet gösteren Yeni Hamam ve bir diğeri Yahudi Hamamı ve Bedesten sayılabilir.

Selanik’te Alışveriş

Sekanik

Selanik’in en büyük meydanı Aristoteles Meydanı, şehrin merkezinde deniz kıyısında yer almakta. Burası miting ve konuşmaların düzenlendiği, festival ve kutlamaların yapıldığı, çok sayıda cafe, taverna, otel ve barların meydan boyunca sıralandığı turistik bir alan.  1917 büyük Selanik yangınından sonra şehrin yeniden inşası için Fransız mimar Ernest Hebrard görevlendirilir. Meydan bu planın bir parçasıdır. Meydan son halini 1960 yılında alır.

Şehrin en popüler alışveriş bölgesi Aristoteles Meydanı yakınındaki Tsimiski Caddesi ve civarındaki sokaklar. Cadde üzerinde alışveriş merkezleri, ünlü markaların mağazaları, küçük butikler, kitapçılar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunmakta.

Selanik’te kurulan ünlü pazarlar Kapani ve Modiano’da ise sebze-meyve-balık ürünleri dışında tekstil ürünleri ve hediyelik eşyalar satışa sunulmakta.

Selanik Lezzetleri

Sekanik

Selanik mutfağı denince ilk akla gelenler deniz ürünleri, çeşit çeşit mezeler, hamur işleri ve tatlılar. Tatlı ve hamur işleri için en doğru adres burası. Baklava, bol tarçınla servis edilen lokma ve pastalar vitrinleri süslemekte.

Kahve, Selanik’in en çok tüketilen içeceği. Buzlu kahve frappe ve Yunan kahvesi dışında Uzo’nun ve Yunan biralarının da tadına bakmadan dönmemeli.

Selanik’teki restoranlarda Türk müşteriler için Türkçe menüler hazırlanmış.  Yemeklerin oldukça geç yendiği bu şehirde yemek sonrası mutlaka bir ikramda bulunuluyor.

Yazar Hakkında

Yasemin Yaşa

Avukatlık mesleğini arkasında bırakıp edebiyata yönelen, çıkardığı iki mesleki kitabın ardından katıldığı yaratıcı yazarlık atölyesi katılımcılarıyla birlikte öykülerinin yer aldığı bir öykü kitabı çıkaran Yasemin Yaşa, bu kez diğer bir tutkusu olan seyahat yazılarıyla, gezip gördüğü yerleri-tattığı lezzetleri paylaşmak adına bizlerle kadin.com'da