Yaşam Kalitesi Düşmanı: Bel Fıtığı Sebepleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri  Nelerdir?

Ülkemizde baş ağrısından sonra en çok şikayet edilen bel ağrısı ve bununla birlikte gelen bel fıtığının belirtileri nedir, sebepleri nelerdir ve bel fıtığı nasıl tedavi edilir?

Halk arasında disk kayması olarak da bilinen bel fıtığı ağırlıklı olarak 30-60 yaş aralığında görülmekle birlikte hemen her yaşta insanın başına gelebilecek ve yaşam kalitesini büyük ölçüde düşürecek nitelikte yaygın bir rahatsızlık. Ülkemizde baş ağrısından sonra en çok şikayet edilen bel ağrısı ve bununla birlikte gelen bel fıtığının belirtileri nedir, sebepleri nelerdir ve bel fıtığı nasıl tedavi edilir bu konulara birlikte bakalım.

Bel fıtığı nedir?

Konuya öncelikle bel fıtığının tam olarak ne olduğuna değinerek başlamakta fayda var. Çünkü yanlış bir algı neticesinde her bel ağrısının bel fıtığı sanılması gibi bir düşünce hakim. Ancak bel ağrısının birçok sebebi olmakla birlikte fıtık bu sebeplerden sadece biridir. Omurlarımızın arasında bulunan içi sıvıyla dolu disklerin içindeki sıvı miktarının azalmasıyla bu diskler bazı yapısal değişikliklere uğrar, bozulur ve omur kemiklerinin arasına sıkışır. Bu disklerin bel omurlarının arasına sıkışmasıyla da fıtık oluşur. Peki bu disklerin içindeki sıvılar neden azalır? Bel fıtığının sebepleri nelerdir?

Bel fıtığının sebepleri nelerdir?

Bel fıtığının birincil sebebi, yaşlanmaya bağlı yıpranma ve deformasyondur. Nasıl ki vücudumuzun tüm uzuvları ilerleyen yaşla birlikte eski fonksiyonlarını yavaş yavaş yitirmeye başlıyorsa bu durum omurgamız için de geçerli. Ancak yazımızın başında bahsettiğimiz gibi bu birçok farklı yaş grubunda görülebilen bir rahatsızlık. Yaşlanmaya bağlı olmayan rahatsızlıkların sebeplerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Bacak kaslarına yüklenmek yerine bel kaslarına yüklenilerek kaldırılan ağırlıkların yol açtığı sıkışma.
  • Sürekli ayakta durma.
  • Dengesiz pozisyonlarda oturma.
  • Uzun süreler araç kullanma.
  • Spor sonrası sakatlanmaları.
  • Fazla kiloların yol açtığı omura yük binmesi.
  • Hareketsizlik.
  • Vücuttaki oksijen miktarını azaltan alkol ve sigara kullanımı.
  • Ani ve ters hareketlerde bulunmak.

Bu sebeplerden biri ya da birkaçı bel fıtığı sorunu yaşamanıza sebep olabilir. Günlük hayatta da hemen hemen her insanın bel ağrılarından ve buna bağlı olarak bacak ağrısı şikayetin muzdarip olduğuna şahit olursunuz. Peki her bel ağrısından şikayet edenin bel fıtığı olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette böyle bir şeyden bahsetmek mümkün değil. Bel ağrısının fıtık kaynaklı olup olmadığını anlamanın tek yolu bir uzmana başvurmak ve hastalık için teşhis konulmasını istemektir. Peki, hangi durumlarda fıtıktan şüphelenilir?

  • Bel ağrınızla birlikte vücudunuzun sinir köklerinde uyuşma ve hissizlik oluşuyorsa,
  • Bel ağrınız bacaklarınıza doğru ilerliyor, bacaklarınızda uyuşukluk, güçsüzlük ve hissislik oluşuyorsa,
  • Oturup kalkarken ve yürürken zorlanıyorsanız,
  • Tuvaletinizi tutma sorunları yaşıyorsanız,
  • Cinsel birliktelik sırasında iktidarsızlık sorunları yaşıyorsanız, yaşadığınız bel ağrısının sebebinin fıtık olma ihtimali yüksek. Bu belirtilerden şikayetçiyseniz bir an önce bir uzman hekime görünmeniz şart. Özellikle son iki madde hastalığın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkan sorunlardır. Geç kalınmadan tedaviye başlamakta fayda var.

Bel fıtığı nasıl anlaşılır?

Hastalığın belirtileri ile doktora gittiğinizde teşhis koymak için yapılacak ilk işlem MR çektirmek olacaktır. Hekimin gözlemi ve MR sonuçları ile teşhis konduktan sonra tedaviye başlanır.

Bel fıtığına ne iyi gelir?

Öncelikle bel fıtığı olduğunuzdan emin olmadan tedaviye yönelik herhangi bir hamlede bulunmamak gerektiğini çok iyi idrak etmekte fayda var. Uzman hekimler teşhis konan hastalarına genellikle şu tavsiyeleri verirler:

  • Çok fazla ayakta kalmayın.
  • Çok uzun süre oturmayın.
  • Otururken bel yastığı kullanın.
  • Yatağınızı iyi seçin. Ne çok sert ne de çok yumuşak olsun.
  • Ağır hareketlerden kaçının.
  • Kas gevşetici kremler kullanın.
  • Boyun ve sırt kaslarınızı güçlendirecek egzersizler yapın.
  • Alkol ve sigaradan uzak durun.
  • Her zaman dik durun, vücut ağırlığınızı belinize vermeyin.
  • Kilo almaktan kaçının.
  • Sıcak ya da soğuk kompres uygulamak bel ağrılarınıza iyi gelebilir. Hiçbir faydası da olmayabilir. Bazı hastalar bel bölgelerini sıcak tutmanın iyi geldiğini bazı hastalar soğuk tutmanın iyi geldiğini ifade ediyor. Bazı hastalarda ise iki yöntemin de işe yaramadığı gözlemleniyor. Deneyerek hangisinin size iyi geleceğini bulabilirsiniz.

Bel fıtığı tedavi yöntemleri nelerdir?

Bel fıtığı tedavisinde en önemli konu erken teşhistir. Fıtığın safhaları ilerlemeden yapılan müdahaleler sayesinde yaşam kalitenizde büyük değişiklikler olmadan bu rahatsızlıktan kurtulmanız mümkün. Bel fıtığı tedavisi, hastalığın derecesine göre farklılıklar göstermektedir. Başlangıç safhası, ileri safha ve ameliyat gerektiren safha olarak tedavi yöntemlerini üçe ayırabiliriz.

1- Başlangıç seviyesi bel fıtığı tedavisi: Eğer fıtığınız şu an sadece bel ve bacak bölgesine baskı yapıyor, güç kaybı ve hareket kısıtı gibi daha ağır belirtiler göstermiyorsa henüz hastalığın başlangıç safhasındasınız demektir. Bu safhada uzman hekiminiz size kas gevşetici ilaçlar verecek ve belli bir süre için yatak istirahati tavsiye edecektir. Bu durumda;

   - Ağır kaldırmaktan kaçınmalı,

   - Otururken bel bölgesinde yer alan boşluğunuza destekleyici yastık koymalı ve 20 dakikada bir ayağa kalkıp birkaç dakika yürümeli,

   - Çok fazla eğilip bükülmeyi gerektirecek hareketlerden kaçınmalı,

   - Cereyanda kalmaktan çekinmeli,

   - Bir şey almak maksadıyla üst raflara uzanmamalı,

   - Çok sert ve çok yumuşak yataklardan kaçınmalı, doktorunuzun tavsiye edeceği türde bir yatakta uyumalısınız.

2- İleri safhada bel fıtığı tedavisi: Kas gevşetici ilaçların ve tedbirlerin işe yaramadığı durumlarda hasta fizik tedaviye başlatılır. Fizik tedavinin küçük bir handikapı başlangıçta şiddetli ağrılar yaşanmasıdır. Ancak fizik tedavi uzmanının tavsiyelerine uyulursa ve düzenli uygulanırsa etkisi mutlaka görülecektir. Yine bu safhada, yani henüz ameliyat edilecek kadar kötüleşmemiş fıtık sorunlarında, nükleoplasti adı verilen başka bir tedavi yöntemi daha uygulanır. Bu tedavi yönteminde diskler iğne yardımıyla ısıtılır ve fıtığın çökmesi sağlanır. Gerekliliği tamamen doktorunuza bağlı olan bu tedavinin fıtığı yüzde yüz geçirme garantisi yoktur.

3- Ameliyat gerektiren bel fıtığı tedavisi: Krem ya da fizik tedavinin sonuç vermediği, fıtığın her geçen gün ilerlediği, bacaklara giden sinirlere baskı yaptığı, idrar kaçırma gibi sorunların görüldüğü durumlarda hasta artık cerrahi müdahale olmadan fıtıktan kurtulamaz. Bel fıtığı ameliyatında omuriliğe yapılan baskı giderilir ve fıtık yok edilir. Eskiden fıtık ameliyatları çok daha zor ve riskliyken günümüzde mikro cerrahi ile çok daha basit sayılabilecek operasyonlar arasına girmiştir. Hastanın ameliyata ihtiyaç duyup duymadığına ise yine alanında uzman hekimin karar vermesi gerekir.

Bel fıtığı ameliyatında 3 farklı yöntemden söz etmek mümkün. Bunlar açık diskektomi, mikrodiskektomi ve endoskopik bel fıtığı ameliyatlarıdır. Açık diskektomi tamamen anestezi altında yapılır ve 3 ila 5 cm arasında bir kesik açılır. Bu yöntem biraz eski bir yöntemdir ve günümüzde çok fazla tercih edilmez. Mikrodiskektomide lokal anestezi uygulanır ve kesik yaklaşık 1-1,5 cm civarındadır. 3 boyutlu mikroskoplarla yapılan bu ameliyatta saha çok ayrıntılı olarak görülebildiği için komplikasyon riski çok daha azdır. Bu ameliyat, hastanın ameliyat sonrası dönemi çok daha az ağrıyla geçirmesini sağlar. Şu an birçok fıtık ameliyatı bu yöntemle yapılır. En güvenilir ve kesin sonuç veren yöntemdir.

Endeskopik bel fıtığı ameliyatında ise yan taraftan açılan küçük bir kesiğe endeskop yardımıyla girilir ve fıtıklaşmış disk alanı onarılmaya çalışılır. Genellikle lokal ya da epidural anestezi uygulanan bu yönteme daha hafif fıtıklarda başvurulur. Tabii her fıtığı bu yöntemle ameliyat etmek elbette mümkün değildir.

Bel fıtığı ile ilgili doğru bilinen yanlışlar

Ülkemizde çok fazla görülen bel fıtığı rahatsızlığı ile ilgili yıllardan beri süregelen birçok şehir efsanesi mevcuttur. Kulaktan dolma bilgilerle ve uzman olmayan tavsiyelerle ortaya atılan bu efsaneler, hastaları yanlış yönlendirmekte ya da tedavi ile ilgili gözlerini korkutmaktadır. Büyük bir ihtimalle sizlerinde hayatınızda en az bir kez duyduğunuz bu yanlış bilgilere ve doğru cevaplarına birlikte bakalım.

  • Bel fıtığı ameliyatından sonra sakat kalma ihtimali çok yüksektir.

Hayır değildir. Günümüzde gelişen mikro cerrahi sayesinde bel fıtığı ameliyatlarında risk minimuma indirgenmiştir. Modern teknolojilerle gerçekleştirilen fıtık ameliyatlarının başarılı geçme ihtimali %95’tir.

  • Bel fıtığı ameliyatları cinsel fonksiyonları olumsuz etkiler.

Ameliyat cinsel fonksiyonları olumsuz etkilemez, tam aksine müdahalede geç kalınmış bel fıtığı sorunları cinsel fonksiyonları olumsuz yönde etkiler.

  • Bel fıtığı ameliyatı olsanız bile yeniden tekrar edebilir.

Bu tamamen hastanın uzman tavsiyelerin ne derece uyduğuyla ilgilidir. Eğer hasta, ameliyat sonrası istirahatini gerektiği kadar yaptıysa, kilosunu kontrol ediyorsa, egzersizlerine dikkat ediyorsa, ani hareketlerden kaçınıyorsa hastalığın tekrar etme ihtimali %5’lere kadar düşer.

  • Bel çekme ve masajla bel fıtığı giderilebilir.

Bu bilgi yanlış olmakla birlikte son derece tehlikeli de bir tavsiyedir. Bel fıtığı yanlış ellerde çok daha kötü hale gelebilir, geri dönülmesi zor safhalara ilerleyebilir. Fıtığa masaj yapacak tek kişi fizik tedavi uzmanıdır. Sağlığınızı asla uzman olmayan kişilere teslim etmemeniz gerektiğini unutmayın.

  • Bel fıtığı yalnızca kilo ile ilgilidir.

Fazla kilonun bel fıtığı sebepleri arasında olduğu bilinen bir gerçek. Ancak her kilolu insan bel fıtığı olmadığı gibi her bel fıtığı olan insan da aşırı kilolu değildir elbette. Hastalığın sebepleri arasında da belirttiğimiz gibi hareketsizlik, ani ve ters hareketler, sporcu sakatlanmaları ya da travmalar sonucunda da bel fıtığı oluşması mümkündür.




No more pages to load

No more pages to load