Kadınların Güçlü Sesi 'Aysel Gürel'

Şubat 2008... Daha dün gibi hatırladığım, inanmak istemediğim... O şok haberi aldığım tarih... Oysa üzerinden tam on yıl geçmiş; Aysel Gürel vefat edeli. Bu sayfa bir kadın sayfası olduğu için, bu yazımda kadınların sesi olan, bazen aykırı, bazen farklı, bazen çılgın o ismi anlatacağım. Siz, onu nasıl tanımlarsınız bilemiyorum; ama en çok bu konuda mücadele veren çok kıymetli bir halk ozanı Aysel Gürel'i ve onunla aynı yolda yürüyen günümüzün ünlü ozanlarından bahsetmek istiyorum. Neden mi? Henüz kadınların tam olarak kendini ifade etmekte zorlandığı yıllarda o, "Ünzile" gibi toplumun yıllardır, hatta günümüzde de halen kanayan yarasına dikkat çekmiş, ifade özgürlüğü olmayan insanlara, o yıllarda korkusuzca en cesur adımlarla, en güzel şekilde sosyal sorumluluk içeren bir şarkıyla bu durumu ifade etmiştir.

Diğer bir halk ozanı Sezen Aksu da bu şarkıyı seslendirerek insanlara, bu dramatik hikayeleri belki de yüreklerine dokunabilmek için müzikle en net şekilde anlatmışlardır ki; günümüzde bu şarkı yazıldıktan sonra üzerinden yıllar geçse de, halen bu duyguda ve bu şekilde toplumsal bir yaraya parmak basan şarkılar yapılmamıştır. Şarkının sözlerinde 8 yaşında evlendirilen, 12 yaşında anne olan Ünzile anlatılıyor ve sözlerin bir bölümünde Ünzile kaç koyun ediyor diye soruyor.

Bir başka yürekli kadın ise, tabii ki Nazan Öncel’dir. Babasının tacizine uğrayan kız çocuğunu anlatan, "demir leblebi" şarkısı da, o yıllarda, hatta günümüzde de konuşulmaktan kaçılan, söz edilmesi toplumun büyük bir kesiminde ayıp, yasak, günah iken, yüreklice şarkı yapan diğer bir kıymetli ozanımızdır. Kadın sorunlarına herkesin anlayacağı bir dil ile yani müzik ile topluma ulaştıran, aydınlatan bu harika kadınlarla aynı havayı tenefüs etmek bile benim için büyük bir onur. Şarkının sözlerinin bir bölümünü yazacağım çünkü tamamını dinlemeye yürek dayanmaz:

"Kalbim kırık öleceğim, Bilmem ne halt edeceğim,
Elimden alınan hayatım,
Çalınan masumiyetim,
Sıkıyorsa biri kalkıp bişey söylesin,
Dokuz yaşında bir çocuk,
Hayatı böyle tanıdı,
Annesinin sütü,
Babasının çükü,
Bu çocuk senin kızındı anne...."
Susmamalıyız....
Herkes için sesini duyurabileceği elbette farklı bir platform var. Ama başımıza gelen bu kötü olayları paylaşacak cesareti de kendimizde bulmalıyız. Hele ki toplumu bilinçlendirecek bir güç varsa elimizde susmamalıyız! Üretmeli ve başkalarının hayatlarını da aydınlatabilmeliyiz!

Hayatımızdan bir Aysel gelip geçti.  O, delilik sıfatı arkasına saklanıp, aslında kimsenin söyleyemediklerini, en cesurca ifade eden muhteşem bir kadındı. Tüm kadınların yoluna birer mum yakarak, aydınlatarak gitti. Bıraktığın aydınlık gibi, senin de yolun ışık dolu olsun...  Seni seviyoruz Aysel Gürel...

Zeynep Mansur

Zeynep Mansur

Beni şarkıcı olarak biliyorsunuz ancak bunun yanı sıra yazmayı da çok seviyorum. Şu an da yayınlanan dört kitabım var. İlki, "Sarı Saçlarımı Kestim" isimli düz yazılardan oluşan bir kitap; ikincisi, "Platonik Aşk" ve üçüncüsü, bunun devamı niteliğinde roman dördüncüsü ise, ilişkiler hakkında "Ben Erkek Olsaydım".. Son olarak yazım aşamasında olan "Sonbahar" isimli bir roman yazıyorum. Bundan sonra, ilişkiler yoğunlukta olmak üzere güncel bir çok konu hakkında kadin.com' da sizlerle yazılarımla buluşacağım...

No more pages to load

No more pages to load