Avon markası 130 yıldır kadınların güzellik, yenilik, iyimserlik ve kadınların kadınlar için çalıştığı bir şirket olarak dikkatleri çeken, dünyanın en büyük doğrudan satış kozmetik organizasyonudur. Marka, kadınların hayatını güzelleştirmek ve sağlıklı bir yaşam sürmelerini sağlamak için de uzun süredir çalışmalarını sürdürüyor. Avon Türkiye bu kapsamda birçok sosyal sorumluluk projesine imza atmasının yanısıra 20 yıldır da Meme Kanseri ile Mücadele Projesini sürdürerek, meme kanserinde erken teşhis imkanlarının geliştirilmesine yönelik faaliyetlere devam ediyor. Avon Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu İletişim Direktörü Hande Orhan, yaptığımız röportajda Avon Türkiye’nin meme kanseri ile mücadelesini ve tüm detayları anlattı.

Avon Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu İletişim Direktörü Hande Orhan’la Röportajımız

  • Öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

12 yıldır iletişim sektöründe çalışan, yaptığı işi çok seven, sevdiği insanlarla ve sevdiği markayla çalışmak gibi bir lükse sahip; 13 aylık bir oğlu olan, klasik bir Başak burcu kadınıyım diyebilirim. Avon’da harika bir ekiple çalışıyorum ve onlar sayesinde bunun gibi güzel projelere imza atıyoruz.

  • Bugüne kadar bankacılık, reklamcılık gibi farklı sektörlerde yer aldınız. Avon hikayeniz nasıl başladı?

Üniversiteden mezun olduktan sonra önce ajans tarafında çalışmaya başladım. Hem kreatif hem de müşteri ilişkileri tarafında çalışıp işi mutfağında öğrendim. Bu sırada birçok farklı markayı tanıma ve birçok farklı projede çalışma fırsatı yakaladım. 4 senenin sonunda artık müşteri tarafına geçmem gerektiğini düşünerek bankacılık sektöründe Kurumsal İletişim ekibine katıldım. Yüzlerce etkinlik, onlarca lansman, kampanya, proje ve harika dostluklardan sonra bankadan ayrılıp yepyeni bir dünyada buldum kendimi. Açıkçası ürünlerini kullanmaktan ve topluma olan katkısından bu kadar gurur duyduğum bir şirkette çalıştığım için çok mutluyum.

Avon Markası ve Avon Türkiye’nin Hedefleri

  • Avon Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu İletişim Direktörü olarak bize biraz markayı ve marka olarak hedeflerinizi anlatır mısınız?

AVON, 130 yıldır dünya çapında kadınların kadınlar için çalıştığı bir şirket.  Şu anda 100’ü aşkın ülkede 6 milyonun üzerinde AVON Temsilcisi var.  Bütün bu kadınlar güzellik, yenilik,iyimserlik ve hepsinin ötesinde kadınlar için çalışıyor. Diğer bir deyişle, güzelliğe değer katıyor. Bizim iş modelimiz, ilk günden bu yana kadınların güçlenmesi üzerine kurulu. Yıllardır sadık kaldığımız vizyonumuz ise dünya kadınlarının gereksinimlerini, ürün ihtiyaçlarını ve hizmet beklentilerini en iyi anlayan ve karşılayan şirket olmak.

Tabii bu hedeflerin gerçek olmasını sağlamak için en önemli dayanağımız, gerçek anlamda yüksek kaliteli ve farklı ihtiyaçlara hitap eden ürünler sağlıyor olmak. Bu yüzden Şangay’da ve New York’taki Ar-Ge merkezlerimizde 350’yi aşkın bilim insanı ve araştırmacı, en kaliteli, en doğal ürünleri kadınlarla buluşmak için çalışıyor. Ürün gamımız ise AVON Nutra Effects, ANEW gibi farklı makyaj, parfüm, cilt ve saç bakımı markaları ile büyük çeşitlilik gösteriyor.

Türkiye’de ne yapıyorsunuz derseniz, kadınların yaşamlarını güzelleştirme ve daha kaliteli hale getirme hedefiyle 25 yıla yakın süredir buradayız.  Yaptığımız işin misyonu kadınlara ekonomik özgürlük imkanı vererek daha güçlü hale gelmelerine katkıda bulunmak diyebiliriz. Daha güzel bir dünyanın, kendini güçlü hisseden kadınlarla mümkün olduğuna inandığımız için kadınların güçlenmesini çok önemsiyoruz. Diğer yandan doğrudan kadınlara dokunan ve hayatlarını etkileyen konularda sosyal sorumluluk çalışmaları yürütüyoruz.

Türkiye’de kadınların en çok bildiği ve kullandığı güzellik markaları arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Öyle ki, her bir dakikada 10’dan fazla AVON ruj satılıyor. Önümüzdeki dönemde de geniş ürün gamımız, güvenilir ve son teknolojiyle geliştirilmiş ürünlerimizin yanı sıra her zaman kadınların yanında yer alan yaklaşımımızla sahip olduğumuz güçlü konumu sürdürmeyi hedefliyoruz.

 

Sosyal Sorumluluk Bilinci

  • Avon’un Sosyal Sorumluluk projelerine çok önem verdiğini biliyoruz. Özellikle de kadınları güçlendirme misyonu olan bir marka olduğunuz için bu alanda yaptığınız işleri biraz daha detaylı öğrenebilir miyiz?

Açıkçası bu kadar geniş ve güçlü bir kadın ağına sahip bir şirket olarak kadınlara dokunan sosyal sorumluluk projelerini ana işimizin bir parçası olarak görüyoruz. Yani kadınları güzelleştirmek yalnızca sattığımız ürünlerle ya da temsilcilerimize ekonomik güç kazandırmakla olmuyor. Tüm kadınların ortak sorunlarına temas etmemiz çok önemli. Bu yüzden tam 20 yıldır meme kanserine karşı samimiyetle bir mücadele yürütüyoruz. Bu, Türkiye’de kadın sağlığı konusunda yapılmış en kapsamlı ve en uzun soluklu sosyal sorumluluk projesi… Geçen bu süre içerisinde sürekli kendimizi yeniledik, yeni etkinlikler, yeni işbirlikleri yaptık. Ancak temel hedefimiz, erken teşhis ile kolaylıkla can kayıplarının önüne geçilebilecek bu hastalık konusunda tüm kadınları bilinçlendirmek ve tarama faaliyetleri ile onları desteklemek.

Türkiye’de bugüne kadar neler yaptık diye bir bakarsak, en somut katkımız, yarattığımız 2.6 milyon USD tutarındaki fonla 10 binin üzerinde kadına ücretsiz mamografi taraması yapmak ve 1.200 kişiye ek teşhis olanağı sağlamak oldu. Aynı zamanda 8 hastaneye mamografi cihazı bağışladık. AVON Türkiye İle Sağlığa Yolculuk Tırı ile 32 ilin kırsal bölgelerindeki kadınlara ulaştık. Bununla birlikte geçtiğimiz yıllarda ekim aylarında düzenlediğimiz Pembe Yürüyüş etkinliklerimize 40 bin kadın, erkek, çocuk katıldı. Kadınları hem harekete hem projeye yapılacak bağışlara destek olmaları için teşvik edecek Pembe Hareket yürüyüş uygulamamızı hizmete sunduk. Kullanıcılarımız 100 bin kilometreyi çoktan aştı. Türkiye Meme Kanseri Araştırması ile sorunun ne kadar çok kişiyi etkilediğini gördük. Yapılması gerekenler konusunda bir rehber oluşturduk. Bu araştırmada bizi mutlu eden bir sonuç da aldık. AVON’un sağlıkla ilgili sosyal sorumluluk projeleri denildiğinde ilk akla gelen marka olduğunu gördük. Çalışmalarımızın karşılığını aldığımızı görmek bizi daha da teşvik etti.

Kanserle Mücadele

2014 yılından bu yana da Türkiye’de kanser konusunda en önde gelen sivil toplum kuruluşlarından olan Türk Kanser Derneği (TKD) ile işbirliği içinde çalışmaya başladık. TKD’nin projemize önemli bir bilimsel ve toplumsal fayda kattı. Ortak yaptığımız çalışmalardan bir kaçına değinmek gerekirse 5 ilde meme kanseri taramalarımız başladı. 12 ilde kadınların ücretsiz olarak ulaşarak tarama taleplerini iletebileceği çağrı merkezini hizmete sunduk. Mamografi veya meme ultrasonu talebinde bulunan kadınları, kendilerine en yakın özel hastaneye ücretsiz olarak yönlendiriyoruz. Sonra gerekirse tedavi masraflarını karşılamasına destek oluyoruz.

Tabii bu proje için yaratılan fon, kadınlarımızın destekleriyle sağlanıyor. AVON kataloğunda bulunan Meme Kanseri ile Mücadele ürünlerimizin bütün geliri bu projeye aktarılıyor.

Diğer bir sosyal sorumluluk projemiz de, yine kadınların hayatında çok önemli bir soruna, aile içi şiddete temas ediyor. Geçen yıl bu büyük soruna, farklı bir bakış açısı getirmek istedik.

Araştırmaların gösterdiğine göre şiddet uygulayan yetişkinlerin büyük bölümünde, çocuklukta aile içi şiddete maruz kalma ya da tanık olma hikayesi bulunuyor. Bu yüzden AÇEV işbirliğiyle döngüyü kırmak, şiddete karşı uzun vadeli bir çözüm üretmek istedik. Sessiz Kalma Gönüllü Eğitimi programını hayata geçirdik. Yeni dönemde de aile içi şiddet konusunu ele almaya devam edeceğiz.

Meme Kanseri İle Mücadele Kampanyaları

  • 20 yıldır meme kanseriyle savaşmakta ve mücadele etmektesiniz. Bunun için de her yıl farklı kampanyalarınız oluyor. 2016 yılı Meme Kanseri Farkındalık Ayı olan Ekim itibariylede “Kafaya Taktık” adlı yeni bir kampanyaya başladınız. Bu kampanyanın detaylarını anlatır mısınız?

Evet, bu yıl mücadelede 20’nci yılımızı kutlarken, hem projemizin bilinirliğine katkıda bulunmak hem de enerjisini yenilemek için yepyeni bir slogan ve buna eşlik eden bir sembol belirledik. 20 yıl boyunca bu konuda durmadan, ara vermeden çalışmamızın bir nedeni olmalı diye düşündük ve aslında bu işi kafaya taktığımızı gördük. Meme kanserinden can kayıplarının azaltılması için de aslında herkesin bunu kafaya takmasının en iyi çözüm olacağına inandık. Pembe peruklarımız ve saç aksesuarlarımız da gündem oluşturmak ve daha geniş kitlelere ulaşmak için çok genç, enerjik ve renkli bir yöntem olarak ortaya çıktı.

Avon Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu İletişim Direktörü Hande Orhan’la Meme Kanseri İle Mücadele Röportajımız

Bunun için herkesten pembe peruklar, saç çıtçıtları ya da değişik aksesuarlarla çektikleri fotoğrafları sosyal medyada #kafayataktık hashtag’iyle paylaşmalarını istiyoruz. Tabii herkesin bu aksesuarlara ulaşma imkanı olmayabilir. Bunun için de bir uygulama yaptık. Kampanyaya destek vermek isteyenler www.facebook.com/AvonTurkiye adresindeki Avon Türkiye Facebook sayfamıza girerek uygulamanın linkine ulaşabiliyor. Burada fotoğraflarını yüklemeleri, diledikleri saç aksesuarını ekleyerek sosyal medya hesaplarında #kafayataktık hashtag’iyle paylaşmaları yeterli.

Sosyal medya biliyorsunuz artık en büyük kamusal alan. Burada yaratacağımız farkındalığın hem projemizin hem de meme kanseri ile mücadele için yapılması gerekenlerin bilinirliğine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Avon Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu İletişim Direktörü Hande Orhan’la Meme Kanseri İle Mücadele Röportajımız

 

Ekim Ayı Etkinlikleri

Bununla birlikte Ekim ayı boyunca AVM etkinliklerimiz olacak. İlkini bu konudaki duyarlılığıyla tanınan Linet’in katılımıyla 5 Ekim’de Optimum AVM’de yaptık. Standlarımız 11-16 Ekim tarihleri arasında İstinyepark’ta, 18-23 Ekim tarihleri arasında Cevahir AVM’de, 25-30 Ekim tarihleri arasında ise Olivium AVM’de olacak. 14 Ekim Cuma günü de Burcu Esmersoy’la “Meme Kanserini Kafaya Taktık” söyleşisi gerçekleştireceğiz. Stantlarda oluşturduğumuz “elle muayene kabinleri” ile kadınların hastalığın ilk belirtileri ve kendi kendine muayene yöntemleri hakkında bilgilendiriyoruz. Ayrıca Türk Kanser Derneği işbirliğiyle standı ziyaret eden kadınlara ücretsiz meme kanseri taraması imkanı sunuyoruz.

14 Ekim tarihinde İstinyepark Alışveriş Merkezi’nde Sevgili Burcu Esmersoy ile birlikte “Meme Kanserini Kafaya Taktık” söyleşisi gerçekleştireceğiz. Bu etkinliğe tüm kadınları bekliyoruz.

 

  • Yapılan bunca bilinçlendirme kampanyası ve projelere bakıldığında meme kanseriyle mücadelede geldiğimiz nokta sizce nedir?

Bir konuda farkındalık yaratmak istiyorsanız, süreklilik ve gerçek anlamda soruna çözüm üretecek adımları atıyor olmak çok önemli. AVON olarak biz bu çalışmayı 20 yıldır sürdürüyoruz. Bu yüzden Türkiye’de her 10 kadından 8’i projemizden haberdar. Bununla birlikte farkındalık işin ancak ilk aşaması. Kadınların kendilerinin de bu konuda adım atacağı, üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceği bir aşamaya taşımak için erken teşhisin önemini ısrarla vurgulamaya, mümkün olduğunca ücretsiz tarama hizmetleri sağlamaya devam edeceğiz.

Avon Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu İletişim Direktörü Hande Orhan’la Meme Kanseri İle Mücadele Röportajımız

Tabii zaman içinde hastalığın seyri de değişiyor. Giderek artan şekilde daha genç yaşta kadınlar bu hastalığa yakalanıyor. Özellikle de ülkemizde… Araştırmalar, 50 yaş altındaki kadınların meme kanserine yakalanma oranının ABD ve Avrupa’da yüzde 15 iken Türkiye’de yüzde 50 olduğunu gösteriyor. Bu nedenle gençlere ulaşmak çok önemli. Yeni kafaya taktık sloganımızın da gençlere ulaşma konusunda önemli sağlayacağına inanıyoruz.