Âşık olmak dünya üzerinde yaşayabileceğimiz en güzel duygulardan biridir. Tarifi de kişiden kişiye göre değişir. Kimisi için sonsuza kadar sürecek en yüce duygulardan biridir. Kimine göre de geçici bir hevesten ibarettir. Ama mutlaka herkesin aşk diye tanımladığı bir duygu vardır. Şimdi bir düşünün sizce aşkın tarifi nedir? Olmazsa olmazınız mı, yoksa olmasa da olurunuz mu? Belki de hayatınız bu aşkı tarif edişiniz etrafında şekilleniyor, kim bilir…

İşte Aşkın Tarifi Ve Aşık Olunca Hissedilen Duygular

Bir insana âşık olduğunuzu o anda anlayabilir misiniz? Bazen evet, bazen hayır. Çoğu zaman insanlara karşı hissettiğimiz en özel duyguların farkına, onlardan uzaklaştıktan sonra varırız. Bu noktada gerçekten âşık olup olmadığımızı anlamak için ya kendimizi bir şekilde o kişiden uzaklaştırmamız gerekir ya da bunu anlayabilecek kadar empati duygumuzu geliştirmiş olmamız gerekir.

Aşkın Tarifi

Genel olarak âşık olduğumuz kişiyi gördüğümüz anda korku, heyecan, endişe gibi güzel ve ürpertici duyguların hepsini bir arada yaşarız. Yüzümüz kızarabilir, ellerimiz titreyebilir, düşünmeden konuşmaya başlayabiliriz. Bunlar hep heyecan yüzünden oluşmaktadır. Ancak yaşımız ilerledikçe âşık olduğumuz kişiyi gördüğümüz anda yaşadıklarımızı daha kolay kontrol altına almaya başlarız. Aşka dair her şey göz önünde bulundurulduğunda ilk âşık olduğumuzu düşündüğümüz kişi ile son âşık olduğumuzu düşündüğümüz kişiye ilişkinin başında duyduğumuz duygu seviyesi belki de aynıdır. Ancak bize farklı gelir. Duygularımızın yoğunluğunu ancak dışarıdan objektif olarak bakabildiğimizde anlayabiliriz.

İlk Görüşte Aşk

Bilim insanları da aşk üzerine birçok araştırma yapmışlardır. Örneğin bir insanı gördüğümüzde ilk 7 saniyede o kişiden hoşlanıp hoşlanmayacağımızın kararını verebiliyormuşuz. Ancak çoğumuzun hayatında deneyimlediği bir durumdur belki de senelerdir tanıdığı ve hiçbir şey hissetmediği arkadaşına bir anda âşık olduğunu fark etmek. Sanki burada 7 saniye kuralı pek geçerli olmuyor gibi.

Aşkın Tarifi

İlk görüşte aşkta hissedilen duygular da aslında daha çok kimyasal bir çekimden kaynaklanmaktadır. Bir betimlemeye göre dünya üzerindeki tüm insanların aslında birer yıldız tozu olduğu söylenir. İlk görüşte birbirine âşık olan kişilerinde aynı yıldız tozundan uzayda bölünerek dünyada bedene büründüğü söylenir. Eğer hepimiz bir yıldızdan geliyorsak bu yapılan betimleme kulağa oldukça hoş geliyor. Bu yıldız tozlarının bir şekilde dünya üzerinde birbirlerini bulmaları da tutkuyu oluşturuyor.

Tutkulu aşk nedir denildiğinde ise söylenebilecek en doğru şey vazgeçmesi en zor aşk olduğudur herhalde. Birisine âşıksanız ve aranızda tutku var ise ancak mantıksal anlamda uyuşamadığınız noktalar da bulunuyorsa inanılmaz bir çıkmazın içerisine girersiniz. Ya mantığınızdan vazgeçmeniz gerekir ya da tutkunuzdan.

Âşık olunca en çok söylenen aşk kelimeleri bile size özel gelmeye başlar. Sanki başkalarının dilinde duyduğunuz o sözcükler sadece size özeldir ve sizin âşık olduğunuz kişide anlam kazanır. Tüm bu saydıklarımızı hissediyorsanız siz çoktan âşık olmuşsunuz da farkında değilsiniz. Şimdi bir de farkında olarak aşkın tadını çıkarmayı deneyin.